MENÜ

Prof. Dr. Köz: "Glokom tedavisi uyguladığımız birçok hasta aynı zamanda diyabet hastası"

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Göz Klinikleri doktoru Prof. Dr. Özlem Gürbüz Köz, "Yine hipertansiyon hastalarında, yüksek miyoplarda, ailesinde göz tansiyonu...

Yayınlanma: 19 Mart 2023 07:38 Güncelleme: 03 Eylül 2025 10:19
Prof. Dr. Köz: "Glokom tedavisi uyguladığımız birçok hasta aynı zamanda diyabet hastası"

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Göz Klinikleri doktoru Prof. Dr. Özlem Gürbüz Köz, "Yine hipertansiyon hastalarında, yüksek miyoplarda, ailesinde göz tansiyonu olan hastalarda ya da akraba evliliği olanlar risk faktörleridir" dedi.

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Göz Klinikleri bölümünde görev alan Prof. Dr. Özlem Gürbüz Köz, halk arasında "Göz tansiyonu" veya "Karasu" olarak bilinen "Glokom" hastalığına dair İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu. Köz, hastaların genel olarak kesin bir belirtisi var dediği bir durumun söz konusu olmadığını vurgulayarak, "Çok sinsi bir hastalık. Ancak hastanın rutin gittiği bir muayenede göz tansiyonu yüksek bulunacak, görme siniri ve görme alanına ait yapılan tetkiklerinde problem tespit edilecek, ondan sonra göz tansiyonu veya karasu hastalığı denilecek. Açıkçası hasta bu aşamada pek bir şey fark etmiyor. Son döneme doğru artık görme alanı daralınca ve bir tüpün içerisinden bakar gibi görüyor ve çevreyi görmüyor. Sadece baktığı yeri görüyor ve o aşamada fark ediliyor. Bir de yüksek şiddette göz tansiyonun olduğu durumlar var. Hastanın göz tansiyonları 50-60'a varabiliyor. Böyle bir durumda korkunç bir ağrı, bulantı ve kusma ile hastalar Acil'e başvuruyorlar ama bunlar genel olarak ülkemizde çok sık değil. Daha çok Asya ırkında bu şiddetli tablo karşımıza çıkıyor" ifadelerini kullandı.

"Göz büyüklüğü aslında genel olarak halk arasında çok sevimli bir tablo gibi karşımıza çıkmakla birlikte aslında glokomun habercisidir"

Bebeklerde de glokom hastalığı olabildiğinin altını çizen Köz, "Küçük bebeklerde anneler çocuklarının gözlerinin yaşardığını, ışığa bakamadığını, gözün önü kısmında cam saati şeklinde olan şeffaf kısım bulanık bir yapıya sahip oluyor ve bebeklerin gözleri büyüyor. Göz büyüklüğü aslında genel olarak halk arasında çok sevimli bir tablo gibi karşımıza çıkmakla birlikte aslında glokomun habercisidir. Her yaş grubunda görülebilen ve farklı semptomlarla ortaya çıkan bir hastalık" diye konuştu.

"Glokom tanısı aldıktan sonra stabilleşmiş vakalarda yılda bir veya iki kez tetkiklerini yapmamız gerekiyor"

"Glokom tanısı konulduktan sonra "sizin glokomunuz geçti, bir daha görüşmeyelim" gibi bir durum söz konusu değil" diyen Köz, sözlerine şöyle devam etti:

"Glokom tanısı aldıktan sonra stabilleşmiş vakalarda yılda bir veya iki kez tetkiklerini yapmamız gerekiyor. Bunun için donanımlı bir merkeze ihtiyaç var. Görme alanı cihazı ya da retina sinir kalınlığını ölçen cihazlarla birlikte tabii ki klinisyenin tecrübesi de çok önemli. Bizim mikroskobik muayenede görme sinirini nasıl gördüğümüz çok önemli. hastanın bütün kliniğiyle takip edilmesi lazım. Ne yazık ki glokomunuz geçti diyemiyoruz."

"Glokom tedavisi uyguladığımız birçok hasta aynı zamanda diyabet hastası"

Glokom tedavisi uyguladıkları hastanın birçoğunun aynı zamanda diyabet hastası olduğuna dikkati çeken Köz, "Yine hipertansiyon hastalarında, yüksek miyoplarda, ailesinde göz tansiyonu olan hastalarda ya da akraba evliliği olanlar risk faktörleridir. Diyabet yani şeker hastalığı, gözün arkasındaki gözün beslenmesini sağlayan damarsal yapıyı bozuyor. Damarsal yapıyı bozunca göz kendisini korumak için yeni damar oluşturayım, kanlanma oluşturayım diye bir madde salgılıyor. Bu maddenin salınmasıyla birlikte gözün sıvısının dışarı atılmasını sağlayan açı yapısını tamamen örten bir damarsal yapı oluyor. Bu olgular çok dirençli. Biz bu olguları genel olarak retina ve Glokom olarak birlikte takip ediyoruz. Öncelikle çok ileri diyabet hastasıysa gözünün arkasına lazer tedavileri yapılıyor. Bunun yanı sıra dirençli glokomunu da ilaçlı tedaviyle çözebilirsek çözebiliyoruz. Ama bu olgularda genel olarak cerrahi gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.

"Kontrolü çok kolay"

Glokom hastası Mehmet Ali Ertan ise 2008 yılında babasında fark edilen glokom hastalığı sonrası kontrol amaçlı gittiği muayenede kendisinin de glokom hastası olduğunu öğrendiğini ifade ederek, "Yaklaşık 1 yıl boyunca ilaçsız olarak kontrol edildi. Retinamın birazcık kalın olabildiğinden bahsederek bu hastalığın olup olmamasından tam emin olunamadı. 1 yıldan sonra ilaçlı tedaviye başlandı. İlaçlı tedavi ile birlikte 6 aylık periyotlarda düzenli olarak doktorlarımız tarafından kontrol edildi. Bende ayrıca diyabet ve çok azda olsa tansiyon var. O bakımdan bunun öncelikle gözlemlenmesi gerekiyordu. Hayatımıza hastalığımızla birlikte devam etmeye başladık. Çok ciddi bir problemi olan bir hastalık değil aslında. Kontrolü çok kolay. Günde 1 belki de 2 kere birer damlalık ilaçla tedaviyi kendi adınıza yapmış oluyorsunuz" dedi.

"Hiçbir şekilde ilaç tedavisini reddetmedim veya aksatmadım"

Hastalığı boyunca tedavi için kendisine verilen ilaçları hiç aksatmadığına vurgu yapan Ertan, "Eğer evimin haricinde dışarıda olmam gerekiyorsa ilaçlarımı yanıma almak yöntemiyle hiçbir şekilde ilaç tedavisini reddetmedim veya aksatmadım. Biraz da korktum. Ben 5 duyu içerisinde görmeye biraz daha önem vermekteyim. O bakımdan dolayı düzenli olarak kullanmak istedim. Kendim de okuyarak sonuçlarının çok ağır olduğunu, geri dönülemeyecek bir biçimde akut bir hastalık olduğunu fark ettim. Çünkü göz siniri dünyada geriye dönüşü olmayan tek sinirmiş. Mümkün olduğu kadar iyi bakmaya çalıştım. Şu anda 56-57 yaş civarındayım. Mümkün olduğunca iyi bakmaya çalışıyorum" ifadelerine yer verdi.

KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

İHA İhlas Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!

Bir Yorum Bırakın

Güvenlik Kodu

Yasal Uyarı: Haber sitemizde yayınlanan yorumların yasal sorumluluğu tamamen yorumu yapan yazara aittir. Hakaret içeren, kişisel hakları ihlal eden, argo, küfür, tehdit ve nefret söylemi barındıran veya yasalara aykırı olan yorumlar editoryal onay sürecinde doğrudan elenecektir.

Demans vakalarının 2050’de 139 milyona ulaşması bekleniyor

Demans vakalarının 2050’de 139 milyona ulaşması bekleniyor

Alzheimer hastalığına ilişkin farkındalık oluşturmak ve hastalıkla mücadeleye dikkat çekmek amacıyla her yıl 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü olarak anılıyor. Beyin hücrelerinin zaman içerisinde zarar görmesi ve ölümüyle ortaya çıkan Alzheimer hastalığı, haf

 İlaç kutularına dijital prospektüs zorunluluğu geliyor

 İlaç kutularına dijital prospektüs zorunluluğu geliyor

Yeni sistemle birlikte vatandaşlar; ilaçların kullanım şekli, dozajı, yan etkileri ve diğer kullanım bilgilerine kutu üzerindeki karekodu telefon veya tabletleriyle okutarak dijital ortamda ulaşabilecek. Son dönemde bazı ilaç kutularından basılı prospektü

Alzheimer, hafıza kayıpları başlamadan çok daha önce sinsi sinyaller veriyor!

Alzheimer, hafıza kayıpları başlamadan çok daha önce sinsi sinyaller veriyor!

21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında Alzheimer’ın erken işaretleri hakkında bilgi veren Dr. Celal Şalçini, Alzheimer’ın hafıza kaybından önce ortaya çıkabilen erken belirtileri, normal yaşa bağlı unutkanlıktan farkı ve hastanın bilişsel kayıplarını fa

Su tasarrufu bireysel kullanım alışkanlıklarına indirgenmemeli!

Su tasarrufu bireysel kullanım alışkanlıklarına indirgenmemeli!

Çevre Sağlığı Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, 18 Eylül Dünya Su İzleme Günü kapsamında, iklim değişikliği, bilinçsiz su kullanımı ve su kaynakları üzerindeki artan baskının özellikle Türkiye’de su krizine etkisi hakkında açıklamalarda bulund

Dil bağı her konuşma sorununu açıklamıyor!

Dil bağı her konuşma sorununu açıklamıyor!

Dil bağı ile konuşma arasındaki ilişkinin sanıldığından daha karmaşık olduğunu aktaran Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, çocuklarda dil bağının konuşma bozukluğuna etkisi ve cerrahi müdahale gerekliliği hakkında açıklamalarda bulundu. Dil bağı i

Beslenme çantasında bulunan gıdalar çürük oluşumunu etkileyebiliyor!

Beslenme çantasında bulunan gıdalar çürük oluşumunu etkileyebiliyor!

Bu asidin diş minesini erittiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, “Özellikle sık tüketim ve ağızda uzun kalma süresi çürük riskini ciddi derecede artırır. Peynir, yoğurt, süt, taze sebze-meyve gibi gıdalar ise tükürüğü artırıp asidi nötralize ederek

Doğru ve bilinçli ilaç kullanımı uyarısı: İlaçlar doktor tavsiyesi doğrultusunda, belirtilen doz ve saatlerde kullanılmalı

Doğru ve bilinçli ilaç kullanımı uyarısı: İlaçlar doktor tavsiyesi doğrultusunda, belirtilen doz ve saatlerde kullanılmalı

İlaçların doğru şekilde kullanılmaması, tedavinin etkisini azaltabileceği gibi çeşitli sağlık sorunlarına da neden olabiliyor. Eczane teknisyeni Şeneser Demirel, vatandaşların ilaç kullanırken dikkat etmesi gereken hususları değerlendirdi. “Doktorların s

Şanlıurfa'da safra kanalı taşlarının tedavisinde yeni dönem

Şanlıurfa'da safra kanalı taşlarının tedavisinde yeni dönem

Şanlıurfa'da safra kanalı taşlarının tedavisinde ileri endoskopik yöntemlerden biri olan EHL kullanılmaya başlandı. Türkiye'de belirli merkezlerde uygulanan yöntem sayesinde hastaların tedavi süreçlerinin kısaltılması ve ileri tedavi için şehir dışına git

Süper Lig Puan Durumu

Takım Puan
Amed Sporti̇f Faali̇yetler Amed Sporti̇f Faali̇yetler
13
Galatasaray A.ş. Galatasaray A.ş.
13
Beşi̇ktaş A.ş. Beşi̇ktaş A.ş.
12
Kocaeli̇spor Kocaeli̇spor
12
Corendon Alanyaspor Corendon Alanyaspor
11
Fenerbahçe A.ş. Fenerbahçe A.ş.
10
Trabzonspor A.ş. Trabzonspor A.ş.
10
Kasimpaşa A.ş. Kasimpaşa A.ş.
10
Çaykur Ri̇zespor A.ş. Çaykur Ri̇zespor A.ş.
10
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş. Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
8
Arca Çorum Fk Arca Çorum Fk
7
İstanbul Başakşehi̇r Fk İstanbul Başakşehi̇r Fk
7
Gençlerbi̇rli̇ği̇ Gençlerbi̇rli̇ği̇
7
Erzurumspor Fk Erzurumspor Fk
7
Tümosan Konyaspor Tümosan Konyaspor
4
Samsunspor A.ş. Samsunspor A.ş.
4
Göztepe A.ş. Göztepe A.ş.
3
Eyüpspor Eyüpspor
3