Ramazan ayının başlamasıyla birlikte oruç ibadetini yerine getirmek isteyen vatandaşlar iftar ve sahurda nasıl beslenilmesi gerektiği sorularının yanıtlarını...
Ramazan ayının başlamasıyla birlikte oruç ibadetini yerine getirmek isteyen vatandaşlar iftar ve sahurda nasıl beslenilmesi gerektiği sorularının yanıtlarını aramaya başladı. Vatandaşlar "sahurda ne yenir, tok tutan yiyecekler nelerdir? Hangi yiyecekler susatmaz, sahurda ne yenirse acıktırmaz?" sorularının cevabını aradı. Uzmanı ise Ramazan Ayı'nda aşırı yağlı yemekler ve hamur işlerinden uzak durulmasının altını çizdi.
Ramazan ayında su tüketimi, iftar menüsü, iftar sonrası ve sahur yemeğinde yenilmesi gerekenlerle ilgili binlerce vatandaş hem tok tutacak hem de susatmayacak yiyecekleri araştırıyor. Oruçluyken acıkmamak için hem hafif, hem sağlıklı hem de besin değeri yüksek yemeklerin neler olduğunu merak edenler için diyetisyen Özge Kayhan detayları İHA'ya anlattı.
Ramazan ayında ki beslenme alışkanlıkları ile ilgili merak edilen tüm sorulara Özel Kdz. Ereğli Echomar Hastanesi Diyetisyenlerinden Özge Kayhan cevapladı. Diyetisyen Kayhan konuşmasına şu şekilde devam etti:
"Ramazan ayının gelmesiyle birlikte oruç tutanlar için beslenme düzeni değişiyor. Bu yıl ortalama 14 saatlik bir açlık süresi var. 1 ay boyunca dikkat edilmesi gereken sağlıklı tavsiyelerle hem iyi hali hem de kilonuzu koruyabilirsiniz. Öncelikle uzun süre sıvısız kalacağımızdan iftar sonrasında mutlaka tüketebileceğimiz kadar su içmek çok önemli hale geliyor. 24 saatte içmeniz gereken su miktarını tamamlamanız açlıkla düşen metabolizma hızınızı da artırmaya yardımcı olur. Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısı artmakta ve metabolizma bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışmaktadır. Sıcaklıkların etkisiyle artan terleme ile birlikte yeterince sıvı alınmazsa su ve mineral kaybı sonucu, bayılma, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri yaşanabilmektedir. Gün içerisinde aşırı acıkma problemi olanların midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktiren kuru fasulye, nohut, mercimek, bulgur pilavı gibi yemekleri tüketmesi; aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemekler ile hamur işlerinden uzak durulması uygun olacaktır. Yapılan en büyük hatalardan birisi de çok hızlı bir şekilde, çok yüksek miktarda besin tüketmektir. Çok hızlı yemek yendiğinde bu süre zarfında fazla miktarda, enerjisi yüksek besinler yenilir ve bu durum hem sağlık açısından risk oluşturabilir hem de ilerleyen günlerde kilo alımına zemin hazırlayabilir. Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler gibi yiyeceklerden oluşan hafif bir kahvaltı yapabilir ya da çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edebilirsiniz. İftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlayıp 10-15 dakika sonra az yağlı et yemeği, sebze yemeği veya salatayla devam edebilirsiniz. Hem enerji veren hem de kan şekerini hızlı bir şekilde yükselten besinler beyaz ekmek, pirinç pilavı, kızarmış patates gibi yiyecekler yerine bulgur pilavı, kepekli ekmek veya kepekli makarna vb. tercih edin. Mümkün olduğunca iftar ve sahurda badem, ceviz tüketmeye özen gösterin. İftarda aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine; sütlü tatlılar (sütlaç, güllaç, muhallebi vb.) veya meyve tatlıları tercih edin. Susama hissi duymasanız bile iftar ve sahur arasında sık sık su için. Suya ek olarak kafein içeren içecekler yerine de süt, ayran, sade soda, taze sıkılmış meyve-sebze suları, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edebilirsiniz. Yemekleri pişirme yöntemlerinin de önemli olduğunu unutmayın. Özellikle ızgara, haşlama, fırında, buğulama gibi sağlıklı yöntemlerle hazırlanan yemekleri tercih edin. Beslenme düzenindeki değişikliklere bağlı olarak oluşabilecek kabızlığı önlemek için de sıvı tüketiminize dikkat edin. Yemeklerde lif oranı yüksek yiyecekler (kuru baklagiller -kuru fasulye, mercimek, nohut-, kepekli tahıllar ve tam buğday ekmeği, sebzeler ve salata) tercih edilmelidir."
İHA İhlas Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yasal Uyarı: Haber sitemizde yayınlanan yorumların yasal sorumluluğu tamamen yorumu yapan yazara aittir. Hakaret içeren, kişisel hakları ihlal eden, argo, küfür, tehdit ve nefret söylemi barındıran veya yasalara aykırı olan yorumlar editoryal onay sürecinde doğrudan elenecektir.
Alzheimer hastalığına ilişkin farkındalık oluşturmak ve hastalıkla mücadeleye dikkat çekmek amacıyla her yıl 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü olarak anılıyor. Beyin hücrelerinin zaman içerisinde zarar görmesi ve ölümüyle ortaya çıkan Alzheimer hastalığı, haf
Yeni sistemle birlikte vatandaşlar; ilaçların kullanım şekli, dozajı, yan etkileri ve diğer kullanım bilgilerine kutu üzerindeki karekodu telefon veya tabletleriyle okutarak dijital ortamda ulaşabilecek. Son dönemde bazı ilaç kutularından basılı prospektü
21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında Alzheimer’ın erken işaretleri hakkında bilgi veren Dr. Celal Şalçini, Alzheimer’ın hafıza kaybından önce ortaya çıkabilen erken belirtileri, normal yaşa bağlı unutkanlıktan farkı ve hastanın bilişsel kayıplarını fa
Çevre Sağlığı Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, 18 Eylül Dünya Su İzleme Günü kapsamında, iklim değişikliği, bilinçsiz su kullanımı ve su kaynakları üzerindeki artan baskının özellikle Türkiye’de su krizine etkisi hakkında açıklamalarda bulund
Dil bağı ile konuşma arasındaki ilişkinin sanıldığından daha karmaşık olduğunu aktaran Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, çocuklarda dil bağının konuşma bozukluğuna etkisi ve cerrahi müdahale gerekliliği hakkında açıklamalarda bulundu. Dil bağı i
Bu asidin diş minesini erittiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, “Özellikle sık tüketim ve ağızda uzun kalma süresi çürük riskini ciddi derecede artırır. Peynir, yoğurt, süt, taze sebze-meyve gibi gıdalar ise tükürüğü artırıp asidi nötralize ederek
İlaçların doğru şekilde kullanılmaması, tedavinin etkisini azaltabileceği gibi çeşitli sağlık sorunlarına da neden olabiliyor. Eczane teknisyeni Şeneser Demirel, vatandaşların ilaç kullanırken dikkat etmesi gereken hususları değerlendirdi. “Doktorların s
Şanlıurfa'da safra kanalı taşlarının tedavisinde ileri endoskopik yöntemlerden biri olan EHL kullanılmaya başlandı. Türkiye'de belirli merkezlerde uygulanan yöntem sayesinde hastaların tedavi süreçlerinin kısaltılması ve ileri tedavi için şehir dışına git
BM: Dünya genelinde 117 milyon insan yerinden edildi
Amed Sporti̇f Faali̇yetler
Galatasaray A.ş.
Beşi̇ktaş A.ş.
Kocaeli̇spor
Corendon Alanyaspor
Fenerbahçe A.ş.
Trabzonspor A.ş.
Kasimpaşa A.ş.
Çaykur Ri̇zespor A.ş.
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
Arca Çorum Fk
İstanbul Başakşehi̇r Fk
Gençlerbi̇rli̇ği̇
Erzurumspor Fk
Tümosan Konyaspor
Samsunspor A.ş.
Göztepe A.ş.
Eyüpspor