MENÜ

Yenidoğan uzmanları Antalya’da buluştu: "Aşı reddi çocukları korumasız bırakıyor"

Türk Neonatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Esin Koç, Antalya’da düzenlenen 32. Ulusal Neonatoloji Kongresi’nde yaptığı konuşmada, Covid-19 pandemisi sonrası yaygınlaşan aşı reddinin çocuk sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu söy...

Yayınlanma: 20 Nisan 2025 06:21 Güncelleme: 09 Eylül 2025 23:48
Yenidoğan uzmanları Antalya’da buluştu: "Aşı reddi çocukları korumasız bırakıyor"

Türk Neonatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Esin Koç, Antalya’da düzenlenen 32. Ulusal Neonatoloji Kongresi’nde yaptığı konuşmada, Covid-19 pandemisi sonrası yaygınlaşan aşı reddinin çocuk sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Prof. Dr. Esin Koç, "Aşılama oranı, toplumda belirli bir sayının altına indiği an salgınlar başlar. Sıfırdan, sil baştan başlamak zorunda kalırız. Ve bu olabilecek en büyük felakettir" sözleriyle aşı reddine karşı uyarıda bulundu.
Türk Neonatoloji Derneği tarafından 16-20 Nisan tarihleri arasında Antalya’da düzenlenen 32. Ulusal Neonatoloji Kongresi, Türkiye genelinden yenidoğan alanında çalışan hekimler, hemşireler, akademisyenler ve sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Kongrede 262 bilim insanı konuşmacı ve oturum başkanı olarak görev alırken, binin üzerinde katılımcı kongreyi yerinde takip etti. Amerika Birleşik Devletleri, Hollanda, İtalya, İsveç ve Kanada’dan uluslararası konuşmacılar da etkinliğe katılım sağladı.
Kongre kapsamında düzenlenen basın toplantısında Türk Neonatoloji Derneği ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Esin Koç, Genel Sekreter Prof. Dr. Ahmet Yağmur Baş ve Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Özge Altun açıklamalarda bulundu. Toplantıda, Türkiye’deki yenidoğan hekimliğiyle ilgili güncel gelişmelerin yanı sıra prematüre doğumlar, tentene temas uygulaması ve aşı reddi gibi başlıklar gündeme taşındı.

"Yenidoğan ölümleri bir ülkenin gelişmişlik göstergesidir"
Yeni doğan döneminin, insan yaşamının en kırılgan ve en riskli evresi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Esin Koç, "Yenidoğan ölümleri bir ülkenin gelişmişlik ölçüsü olarak kabul edilir. Zamanından önce, yani prematüre doğan o kadar çok bebek var ki, bunlar bazen değil bir ay, aylarca yoğun bakım ünitelerinde kalabiliyor. Taburcu olduktan sonra da bu bebeklerin ve ailelerinin uzun süre takip edilmeleri ve desteklenmeleri gerekiyor" dedi.
Prof. Dr. Koç, yenidoğan uzmanlığının uzun ve zorlu bir eğitim süreci gerektirdiğini söyleyerek, "Tıp fakültesinden mezun olan bir hekim 6 yıl okur. Ardından çocuk doktoru olmak için 4 yıl daha eğitim alır. Yenidoğan uzmanı olmak isteyen bir hekim ise bunun üzerine 3 yıl daha ihtisas yapar. Türkiye’de yenidoğan uzmanı sayısı hala yetersiz. Üstelik bu alanda tek bir uzmanlık derneği var: Türk Neonatoloji Derneği. Yıllardır eğitimden uygulamaya, saha çalışmalarından kongrelere kadar her alanda faaliyet gösteriyoruz" diye konuştu.

"Gerçek acil bu: Yenidoğan, bebekler beklemez"
Yenidoğan alanındaki aciliyetin önemine dikkat çeken Koç, kongrede yaşanan bir olayı şu sözlerle anlattı: "Bir uzman arkadaşımızın sorumluluğunda bir bebek doğdu. Kongre’yi bırakıp uçağa atlayarak hastanesine döndü. Çünkü yenidoğan gerçek bir acildir. Bebekler beklemez."
Kongrede üç paralel salonda düzenlenen eğitimlerin yalnızca teorik değil, pratik uygulamalı kurslarla da desteklendiğini belirten Koç, "Tüm Türkiye’den gelen hekimler ve hemşireler bu kongrede hem bilimsel hem de uygulamalı eğitim alıyorlar. Katılım her yıl daha da artıyor. Aynı zamanda uluslararası uzmanlar da bizimle birlikte bilgi paylaşıyor" dedi.

"Prematüre doğumun birçok nedeni var, ama risk her zaman var"
Prematüre doğumun yalnızca tıbbi değil, sosyal, çevresel ve kültürel nedenlere de bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Koç, "Antenatal yani doğum öncesi bakım çok önemli. Enfeksiyonların yaygın olduğu bölgelerde, gebelik takibi zayıfsa, akraba evlilikleri varsa ya da doğumsal anomaliler yaygınsa erken doğum riski artar. Ancak bazen hiçbir neden olmadan da erken doğum olabilir. Bu yüzden hiçbir annenin zamanında doğum yapma garantisi yoktur" ifadelerini kullandı.
Ailelerin doğumu gerçekleştirecekleri hastaneyi önceden değerlendirmesi gerektiğine işaret eden Koç, "Asıl soru şu olmalı: Eğer erken doğum olursa, ben bu bebeğimi takip edebilecek, tedavi edebilecek bir hastanede miyim?" dedi.

"Yenidoğan, bebek doğmadan önce başlar"
Gelişmiş ülkelerde prematüre doğum oranının yüzde 7, az gelişmiş ülkelerde ise yüzde 15’e kadar çıktığını ifade eden Koç, "Bebek sahibi olmayı düşünen anne-baba adaylarının bu süreci bilinçli yönetmesi, gerekli taramaların yapılması, gebenin iyi izlenmesi bebeği doğrudan etkiliyor. Yenidoğan dediğimiz şey aslında bebek doğduktan sonra başlamaz. Daha anne baba bebek sahibi olmaya karar verdiğinde başlar" diye konuştu.

Ten Tene Temas Projesi: Pilot illerde uygulamada
Prematüre bebeklerin doğar doğmaz anneden ayrılmasının hem bebek hem de anne açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu belirten Prof. Dr. Koç, tentene temas uygulamasının fiziksel ve psikolojik faydalarına değindi. Koç, "Bebek doğar doğmaz buz gibi yoğun bakım ünitesine konuyor. Anne sezaryense bebeğini göremiyor bile. Bu sırada bebek annesinden ayrıldığını anlıyor. Çalışmalar gösteriyor ki, annesiyle tentene temas eden prematüre bebeklerin yaşama şansı artıyor. Komplikasyonlar azalıyor, zihinsel gelişimleri olumlu etkileniyor" ifadelerini kullandı.
Koç, uygulamanın kolay olmadığını, bebeklerin çok küçük olduğunu, her yerlerinden kablolar sarktığını söyledi. Bu nedenle doktor ve hemşirelerin ciddi eğitimden geçmeleri gerektiğini vurguladı.
Türk Neonatoloji Derneği’nin sahada yürüttüğü "Ten Tene Temas Projesi" hakkında bilgi veren Koç, "Ankara, İstanbul gibi şehirlerde üniversite hastaneleri bu sistemi oturtmuş durumda. Biz sekiz pilot il belirledik: Sivas, Urfa, Adana, Kocaeli, Bursa gibi şehirlerde eğitimler verdik. Çünkü Türkiye’nin her köşesinde doğan bebeklerin de eşit sağlık hakkı var" dedi.

Aşı reddi: "Yılların emeği çöpe gider, çocuklar kendini savunamaz"
Prof. Dr. Esin Koç, yenidoğanlara yönelik aşı reddinin giderek büyüyen bir halk sağlığı sorununa dönüştüğünü söyledi. Bu sürecin yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Koç, "Aslına bakarsanız bu benim kişisel fikrim gibi görünse de, dünyada Covid döneminden sonra aşıya olan güven sarsıldı. O süreçte aşılar çok hızlı geliştirildi. Medyada yalan yanlış haberler çıktı. İnsanlar milyonlarca kişi ölürken bile, birkaç aşı komplikasyonunun abartılarak verilmesiyle korktu, geri çekildi. Bu yalnızca Türkiye’de değil, tüm dünyada böyleydi" dedi.
Aşıların etkisine dikkat çeken Koç, "Dünyadaki en iyi, en etkili ve en doğru şeylerin başında anne sütü ve aşı gelir. Anne sütüyle ilgili dünyada hiç tartışma yok. Her bebek için altın değerindedir. Aşı da aynı derecede kıymetlidir. Bugün bebek ölümleri bu kadar azsa, kızamık, tetanoz, boğmaca gibi hastalıklar görünmüyorsa bu aşılama sayesinde olmuştur" diye konuştu.
Toplumda gelişen yanlış algılara dikkat çeken Koç, şöyle devam etti: "Bazen aileler geliyor, ‘Hocam ben çocuğuma hiç aşı yaptırmadım, bakın hiçbir şey olmadı’ diyor. Neden olmadığını ben söylüyorum: Çünkü diğer çocuklar aşılandı. O çocuğu toplum bağışıklığı korudu. Aşılama oranı, toplumda belirli bir sayının altına indiği an salgınlar başlar. Sıfırdan, sil baştan başlamak zorunda kalırız. Ve bu olabilecek en büyük felakettir. Bu şekilde giderse yılların emeği çöpe gider. Ben asistanken, tetanozdan bebek kaybederdik. Şimdi hiç görmüyoruz. Kızamıktan ölüm yok. Ama aşılar terk edilirse bunlar yeniden gündem olur. İnsanlar bunun farkına ancak çok geç vardığında varacak. Çünkü bu çocuklar kendilerini savunamaz. Anne baba ‘yaptırmam’ diyor ve konu kapanıyor. Oysa devlet bu hizmeti ücretsiz veriyor. Tek yapılması gereken çocuğu sağlık ocağına götürmek."

Mobil uygulama: Dünya çapında örnek gösterildi
Dernek tarafından geliştirilen mobil uygulama hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Koç, uygulamanın prematüre bebeklerde doğru tedavi ve doz hesaplaması için kullanıldığını ve hata yapılmasını engellediğini belirtti. Koç, "Bebeğin kilosu, yaşı girildiğinde sistem yanlış dozda uyarı veriyor. Amerika’dan ödül aldı. İngilizce’ye çevrildi ve 15 milyonun üzerinde indirildi. Dünyadaki birçok yenidoğan uzmanı ve hemşire bu uygulamayı kullanıyor" şeklinde konuştu.

"Prematüre bebek yaşıyor ama nasıl?"
Koç, prematüre bebeklerin sadece yaşatılmasının yeterli olmadığını, yaşam kalitelerinin de korunması gerektiğini vurgulayarak, konuşmasını şu şekilde tamamladı: "Bu bebekler iyi tedavi edilmezse ileride gözleri görmeyebilir, kulakları işitmeyebilir, akciğerleri sık hastalanabilir, zeka gelişimleri geri kalabilir. Bu sadece bebeğin değil, ailenin ve toplumun da yüküdür. Daha doğum salonunda yapılan doğru müdahaleler, o çocuğun önündeki 80 yılı belirleyebilir."

Yenidoğan uzmanları Antalya’da buluştu: Yenidoğan uzmanları Antalya’da buluştu:
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

İHA İhlas Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.

Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan: "25-27 sene öncesi hastalarda yüzde 10 olan 5 yıl sağ kalım oranı, ameliyat sonrası şimdi yüzde 50-54’lere çıktı"

Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan: "25-27 sene öncesi hastalarda yüzde 10 olan 5 yıl sağ kalım oranı, ameliyat sonrası şimdi yüzde 50-54’lere çıktı"

Acıbadem Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan, Türkiye’de son yıllarda görülme sıklığı artan pankreas, karaciğer ve safra yolları tümörlerinin dünyanın en ölümcül kanserleri arasında yer aldığını belirterek,

Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan: "25-27 sene öncesi hastalarda yüzde 10 olan 5 yıl sağ kalım oranı, ameliyat sonrası şimdi yüzde 50-54’lere çıktı"

Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan: "25-27 sene öncesi hastalarda yüzde 10 olan 5 yıl sağ kalım oranı, ameliyat sonrası şimdi yüzde 50-54’lere çıktı"

Acıbadem Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan, Türkiye’de son yıllarda görülme sıklığı artan pankreas, karaciğer ve safra yolları tümörlerinin dünyanın en ölümcül kanserleri arasında yer aldığını belirterek,

"Bebeklerde işitme kaybının geç fark edilmesi dil gelişimini olumsuz etkiliyor"

"Bebeklerde işitme kaybının geç fark edilmesi dil gelişimini olumsuz etkiliyor"

Bebeklerde işitme kaybının zamanında teşhis edilmesinin, erken müdahale açısından önemli olduğuna dikkat çeken Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Yunus Karadavut, "İşitme kaybının tanısı geç konduğunda bebek ve çocukların optimal gelişimi ve k

Patnos’ta doğumda yeni yöntem: "Prenses doğum" ilk kez uygulandı

Patnos’ta doğumda yeni yöntem: "Prenses doğum" ilk kez uygulandı

Ağrı’nın Patnos ilçesi Devlet Hastanesi’nde ilk kez "Prenses Doğum" yöntemi uygulandı. Uygulama, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Can Berk Karabudak ile Anestezi Uzmanı Uzm. Dr. Ecem Keleş tarafından gerçekleştirildi.Ağrı İL Sağlık Müdürlüğünün

6 ayda fazla kilolarından kurtularak hem bedenini hem de ruhunu iyileştirdi

6 ayda fazla kilolarından kurtularak hem bedenini hem de ruhunu iyileştirdi

Fazla kiloları sebebiyle obezite merkezine başvuran Hüseyin Berk Uzun, 24 buçuk kilo vererek hem bedenini hem de ruhunu iyileştirdi.Türkiye’de en önemli sağlık problemlerinden biri olarak görülen obezite, insan hayatını olumsuz etkiliyor. Günlük yaşamda h

Sivrihisar’da yeni sağlık merkezlerinin yapımı sürüyor

Sivrihisar’da yeni sağlık merkezlerinin yapımı sürüyor

Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Sivrihisar İlçesi’nde açılması planlanan Toplum Sağlığı Merkezi ile 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu alanında incelemelerde bulundu.Ziyaret kapsamında yürütülen çalışmalar yerinde değerlendirilirken

Her üzüntü depresyon değildir

Her üzüntü depresyon değildir

Denizli Özel Egekent Hastanesi Psikolog Özlem Çalhan Özel, depresyonun günlük hayatta sıkça kullanılan bir ifade olmasına rağmen ciddi bir ruh sağlığı bozukluğu olduğunu belirterek, tedavi edilmediğinde ağır sonuçlara yol açabileceğini söyledi.Denizli Öze

Uzmanlardan kritik "ekran" uyarısı

Uzmanlardan kritik "ekran" uyarısı

Acıbadem Bodrum Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Burak Seven, çocuklarda ekran kullanımının yaşa göre sınırlandırılması gerektiğini belirterek, özellikle yaşamın ilk iki yılında ekran maruziyetinin önerilmediğini söyledi. Seven,

Malatya Namaz Vakitleri

Yükleniyor...

00:00:00

İmsak 05:23
Güneş 06:44
Öğle 12:43
İkindi 15:58
Akşam 18:32
Yatsı 19:48

Süper Lig Puan Durumu

Takım Puan
Galatasaray A.ş. Galatasaray A.ş.
58
Fenerbahçe A.ş. Fenerbahçe A.ş.
54
Trabzonspor A.ş. Trabzonspor A.ş.
51
Beşi̇ktaş A.ş. Beşi̇ktaş A.ş.
46
Göztepe A.ş. Göztepe A.ş.
42
Rams Başakşehi̇r Futbol Kulübü Rams Başakşehi̇r Futbol Kulübü
39
Samsunspor A.ş. Samsunspor A.ş.
32
Kocaeli̇spor Kocaeli̇spor
30
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş. Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
29
Çaykur Ri̇zespor A.ş. Çaykur Ri̇zespor A.ş.
27
Corendon Alanyaspor Corendon Alanyaspor
26
Natura Dünyasi Gençlerbi̇rli̇ği̇ Natura Dünyasi Gençlerbi̇rli̇ği̇
24
Hesap.com Antalyaspor Hesap.com Antalyaspor
24
Tümosan Konyaspor Tümosan Konyaspor
23
İkas Eyüpspor İkas Eyüpspor
22
Kasimpaşa A.ş. Kasimpaşa A.ş.
20
Zecorner Kayseri̇spor Zecorner Kayseri̇spor
20
Misirli.com.tr Fati̇h Karagümrük Misirli.com.tr Fati̇h Karagümrük
13