İşte, belgelerle Oğuzhan Sadıkoğlu’nun ”elmas” dosyası

İşte, belgelerle Oğuzhan Sadıkoğlu’nun ”elmas” dosyası

Yaklaşan TSO seçimleri için yapılan propagandalarda “bilinçli” gerçekleştirilen “kutuplaş/tır-ma” kampanyalarını, Şehrin neredeyse her tarafında görmek mümkün.

A+A-

Yaklaşan TSO seçimleri için yapılan propagandalarda “bilinçli” gerçekleştirilen “kutuplaş/tır-ma” kampanyalarını, Şehrin neredeyse her tarafında görmek mümkün.

Şimdi “belgeli” sıcak bir gelişme vereceğim. Bakalım gazetecelerimiz ve habercilerimiz, “haber” yapmaya cesaret edebilecekler mi? İsmimi bile vermeden alıntılamanıza muvafakat ediyorum.

Aşağıdaki belge Oğuzhan Sadıkoğlu’nun “değersiz” diyerek vatandaştan aldığı iddia edilen ve “dünyanın en pahalı yüzüğü” olarak müzayedede satıldığı iddia edilen taşın üniversite tarafından verilen raporu:

24431d86-af1e-4919-b4f2-e8623b045e4d-767x1024.jpeg

Biraz sonra okuyacaklarınızı, gazetelerinde ya da internet sitelerinde alıntılayarak yayınladıklarında kendilerine verilen 1.000 TL’yi iade etme “mertliğini” gösterebilecekler mi?

Şimdilerde sanki esnafa krediyi kendisi çıkarmış gibi paylaşımlar yapsa da Sadıkoğlu, ya şehrin insanlarının zekasını kendi zekası ile “denk” görüyor; ya da “alay” ediyor demekten başka diyecek söz bulamıyorum. 

Zira esnafa ödenen kredinin, depremden ötürü devlet tarafından dercedilen politikanın neticesi olduğunu sokaktaki çocukların dahi bildiğini hatırlatması lazım etrafındakilerin.

Bülent Tüfenkçi’nin Ticaret Bakanlığı yaptığı zaman alınan teşvik hakkını, kendisinin ihdas ettiğini söylemesi peki?

Hızını alamayan Sadıkoğlu’nun, Beylerderesi Viyadüğü’nü, Kuzey Çevre Yolu’nu, yeni yapılan hastane binasını, istihdamın artmasını, asgari ücretin yükseltilmesini… Kendisinin girişimleriyle yaptırıldığı iddialarına ne diyeceksiniz? 

Ya da kendisini “alttan alta, içten içe” destekleyen siyasetçileri yok saymasına?

Paylaşımlarına, verdiği TV, gazete ve internet reklamlarına bakınca ben çok gülüyorum.

Esasında Oğuzhan Sadıkoğlu, bu kadar kendisini yormasa, ülkemize kazandırdığı “mücevher/elmas” dosyasından ve elde ettiği iddia edilen gelirden söz etse, çok daha iyi “reklam” olur. 

Oğuzhan Bey’in, Malatya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde devam eden bir dosyası var. Bu davanın “davalı”sı…

Davayı açan kişi N.A. isimli…

Davacının iddiası; “Oğuzhan Ata Sadıkoğlu” tarafından N.A.’ya ait olan bir adet kolye ile bir adet yüzüğün hileli yollar ile uhdesine geçirilmesi ve daha sonra N.A.’ ya teslim edilmemesi…”

Davanın Delilleri: 

“–Malatya … Noterliği’nin … tarih ve … yevmiye numaralı vekaletname ve … tarihli ortaklık sözleşmesi 

-Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 13/08/2012 tarih ve … soruşturma dosyası

-Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun tanık E. A.’nın beyanlarını değiştirmesi için tanık üzerinde kurduğu baskı ve tehditlerine ilişkin Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ……. esas sayılı soruşturma dosyası  

-Oğuzhan Ata Sadıkoğlu tarafından yine hileli yollar ile kendisine teslim edilen bir adet kolye ile bir adet yüzüğün sahte olduğunu belirten yurt dışından ne şekilde tedarik edildiği belli olmayan rapor 

-Buna karşın yüzük ve taşın “elmas” olduğuna ilişkin yüzüğe ait Ankara Üniversitesi Biyoteknoloji Enstitüsü’ne ait rapor ile kolyeye ait İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Gemoloji Test Laboratuvarına ait rapor  

-Bahse konu değerli taşların Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’na teslim edildikten kısa bir süre sonra Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun mal varlığındaki ciddi artış 

-Bahse konu taşların değerinin tespit edilebilmesi amacıyla gönderilen bilirkişi heyetlerine Oğuzhan Ata Sadıkoğlu tarafından etki edildiğine ilişkin birden çok bilirkişi raporu

-Buna karşın N. A. tarafından dosyaya sunulan bahse konu taşlarla aynı özellikte olan değerli taşların piyasa değeri ve yine tarafından tanzim edilen özel mütalaa”

70f8c7be-1185-4fca-86a1-042de4fb7b5c-763x1024-001.jpeg

… 

Yukarıda yazılı olanlar, Sadıkoğlu’nun “elmas” davasının devam ettiğini gösteren ve davacının iddiaları ile bu iddiaları dayandırdığı delilleri…

Hepsi, dava dosyasının içinde tane tane var.

İddialar doğru mu değil mi; onu mahkemenin kararı gösterecek. O yargının işi…

Ama bu şehrin TSO Başkanı’nın uğraştığı işlere baksanıza, seviye nerelerde?

f1548df3-8043-4f4f-9714-562eac0a9c1a-770x1024-001.jpeg

İşte Oğuzhan Bey ile vatandaş arasında yapılan sözleşmenin mahkeme dosyası içinde bulunan örneği:

Gerek ceza; gerekse alacak dava dosyalarındaki Oğuzhan Sadıkoğlu’na açılan davanın içeriğinde yer alan iddialardan da kısaca söz edelim.

Davacı N.A. İzmir 9 Eylül Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi’nden aldığı raporlarda, değerli olduğu belirtilen 37.60 ve 37.24 karatlık 2 adet kırmızı renkli “yakut” taşıihtiyacı için satmak istediğini, bu amaçla arkadaşı E.A.’yadanışıp yardım talebine bulunduğu, arkadaşının da bu işlerden anladığını söylediği Oğuzhan Sadıkoğlu ile tanıştırdığını, Oğuzhan Sadıkoğlu’nun bu taşları satabileceğini söylemesi üzerine ekte örneğini sunduğu Oğuzhan Sadıkoğlu ile birlikte imzaladıkları sözleşmeyi hazırlayıp imzaladıklarını, bu sözleşmeye göre “ satış sonrasında elde edilen parayı paylaşacaklarını, ancak öncesinde taşların satışını yapacak olan Oğuzhan Sadıkoğlu’nun kendisine 40.000 TL, sonrasında da 500.000   ADB Doları da bilahare vereceğini”söyleyerek taşları aldığını, Oğuzhan Sadıkoğlu’nun bu taşları satmak için yurt dışına götürdüğünü, döndüğünde taşların “sahte” olduğunu, boş yere bir sürü masraf yaptığını söyleyip kendisine verdiği 40.000 TL’yi iade etmesi halinde taşları verebileceğini belirterek taşları vermekten imtina ettiğini, ayrıca parasını alamadığı takdirde “bir bu kadar daha para harcar sizleri perişan ederim” diyerek tehditte bulunduğunu… iddia etmiş.

Ve dava devam ediyor. 

İddia o ki; Oğuzhan Sadıkoğlu, davacıdan “ben bunları alırım, satarım, parayı paylaşırız” demiş. Taşları teslim almış ama bir daha getirmemiş.

Davacı, Sadıkoğlu’ndan bu taşları istemesin diye de başta verdiği 40.000 TL’yi geri istemiş. Davacı parayı veremeyince Oğuzhan Bey de bu taşları vermemiş… 

Peki iki adet “elmas” niteliğinde olduğu iddia edilen ve üniversitelerce belgelenen taşlar nerede?

Davanın davacısı bir gün internette bir habere rastlamış. Haberin başlığı: “İşte dünyanın en pahalı yüzüğü”

Malum taşlardan biri, İsviçre’de gerçekleştirilen bir müzayedede tarihi bir rekora imza atmış ve dünyanın en pahalı yüzüğü olarak satılmış. Davacının iddiasına göre, bu yüzük, Oğuzhan Bey’in “değersizmiş” diyerek getirip teslim etmediği yüzük… Tam 30,3 milyon dolara satılmış.

015a5444-960c-4df2-b604-b5ee4d9603c9-765x1024.jpeg

… 

Tabi bunlar iddia… 

Ama yargılaması devam eden bir davada ileri sürülen iddialar…

Belgelere bakılınca …

Ve taşlar hâlâ ortada yok!

Son bir soru daha: Oğuzhan bey’in adına tek bir araba dahil, mal varlığının bulunmamasının nedeni bu yüzük meselesi mi?

İşte şimdilerde yeniden TSO Başkanlığına aday olan, “ben garibanın, az kazananın adayıyım, haktan yanayım” diyen Sadıkoğlu’nun TSO Başkanlığı esnasında nelerle uğraştığını gösteren iddialar…

Herkese kolay gelsin!

Salih Sarıcalı

KAYNAK: KİLİTTV

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

2 Yorum