Batman'da İLKHA muhabirine konuya dair değerlendirmelerde bulunan Dil ve Konuşma Terapisti Dicle Ezgi Onavcı, çocuklarda dil gelişiminin yaşlara göre nasıl ilerlediğini, hangi durumlarda uzman desteğine başvurulması gerektiğini ve ailelerin çocuklarıyla i
Batman'da İLKHA muhabirine konuya dair değerlendirmelerde bulunan Dil ve Konuşma Terapisti Dicle Ezgi Onavcı, çocuklarda dil gelişiminin yaşlara göre nasıl ilerlediğini, hangi durumlarda uzman desteğine başvurulması gerektiğini ve ailelerin çocuklarıyla iletişim kurarken yaptığı yaygın hatalara değindi.
Çocuklarda dil gelişiminin yalnızca konuşmaya başlama yaşıyla değerlendirilmediğini belirten Onavcı, göz teması, ortak dikkat, jestlerin kullanımı ve konuşmanın anlaşılabilirliğinin de önemli gelişim göstergeleri arasında yer aldığını ifade etti.
Ailelerin çocuklarının gelişimini yaşıtlarıyla kıyaslamak yerine, gelişim basamaklarını takip etmeleri ve şüphe duydukları durumlarda uzman desteği almaları gerektiğini vurguladı.
"Bir yaşında anlamlı kelimelerin başlaması gerekiyor"
Çocukların dil gelişiminde yaşlara göre belirli gelişim basamaklarının bulunduğunu belirten Onavcı, "Çocuklarda dil gelişiminde hangi dönemde daha hızlı gelişim oluyor? Çocuklar hangi yaşta hangi kelimeleri söylemeli? Hangi yaşta, hangi kelimeden ziyade, bir yaşında anlamlı kelimelerin başlaması gerekiyor. İki yaşında bir tık daha cümlelere geçiş oluyor; iki kelimeli cümleler kurulmaya başlanıyor. Üç yaşında daha fazla üç kelimeli cümlelere geçiliyor. Dört yaşında ise konuşma, yetişkin konuşmasına daha yakın bir hâle geliyor. Her çocuk kendi hızında gelişir. Ancak gelişimsel gecikmeler olabiliyor. Örneğin iki yaşında hiç konuşması yoksa, göz teması ve ortak dikkati bulunmuyorsa bunlara dikkat edilmesi gerekiyor. 4-5 yaşında hâlâ kendini ifade edemiyor veya öyküleri anlatamıyorsa değerlendirilmesi gerekiyor." dedi.
"İki yaşına geldiyse ve hiç konuşmuyorsa değerlendirilmesi gerekiyor"
Çocuğun konuşmasının yaşına göre geriden gelip gelmediğinin bazı gelişimsel basamaklar üzerinden anlaşılabileceğini ifade eden Onavcı, ailelerin şüphe duydukları durumlarda uzman desteği almaları gerektiğini belirtti.
Onavcı, "Çocuğun konuşmasının yaşına göre geriden geldiğini anlamak için bazı gelişimsel basamaklara bakıyoruz. Bir yaşında anlamlı kelimelerin başlaması gerekiyor. Bir buçuk yaşında ilk kelimesini kullanan çocuklar da var. Ancak çocuk iki yaşına geldiyse ve hiç konuşmuyorsa, iletişimi ve jestleri yoksa değerlendirilmesi gerekiyor. 4-5 yaşına gelmiş ve hâlâ anlaşılır bir konuşması yoksa bir uzmana başvurulmalı. İlk olarak hastaneye başvurulabilir.
Dil konusunda bir sorun varsa çocuk psikiyatrisine gidilebilir. Çocuk psikiyatristi daha sonra çocuğu dil terapisine yönlendirebilir. Dil terapisti çocuğun yaşına göre dil gelişimini, seslerinin anlaşılırlığını ve varsa kekemelik gibi sorunları değerlendirir. Süreç hastanede devam edebileceği gibi rehabilitasyon merkezlerine yönlendirme de yapılabilir." ifadelerini kullandı.
"Her sesin kazanılması için belli bir yaş aralığı vardır"
Çocukların bazı sesleri yanlış telaffuz etmesinin belli bir yaşa kadar normal kabul edilebildiğini belirten Onavcı, "Çocukların bazı sesleri yanlış söylemesi de belli bir yaşa kadar normal kabul edilebilir. Her sesin kazanılması için belli bir yaş aralığı vardır. Örneğin ‘R’ sesi en son üretilen seslerden biridir ve yaklaşık 5 buçuk yaşına kadar kazanılması beklenir. Ancak dört yaşındaki bir çocuk hâlâ ‘kapı’ yerine ‘tapı’, ‘kedi’ yerine ‘tedi’ diyorsa veya benzer ses değişimleri yapıyorsa değerlendirme alınabilir." dedi.

"Dört yaşında konuşmanın yetişkin konuşmasına yakın olması bekleniyor"
Çocukların konuşmalarının anlaşılabilirliğinin de yaşa göre değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Onavcı, iki yaşından itibaren çocukların kurduğu cümlelerin gelişiminin takip edilmesi gerektiğini söyledi.
Onavcı, "Çocuk iki yaşındaysa ve yalnızca tek kelimelik sözcükleri varsa veya ortak dikkat kurmuyorsa bir uzmana başvurulmalıdır. Çünkü iki yaşında daha çok 2 kelimeli cümleler bekliyoruz. 3 yaşında konuşmanın yaklaşık yüzde 70 oranında anlaşılır olması, 4 yaşında ise normal bir yetişkin konuşmasına yakın olması bekleniyor. 4 yaşındaki çocuğu anne ve babası dışında öğretmeni, arkadaşları veya çevresindeki kişiler anlamıyorsa uzmana başvurulması gerekiyor." diye konuştu.
"Çocuğun kendisini ifade etmesine fırsat tanımak gerekiyor"
Ailelerin çocuklarıyla iletişim kurarken yaptığı bazı hataların dil gelişimini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Onavcı, "Ailelerin çocuklarıyla konuşurken yaptığı yaygın hatalardan biri, çocuğun bir şeyi işaret etmesi durumunda onun söylemesini beklemeden ne istediğini söylemektir. Çocuğun kendisini ifade etmesine fırsat tanımak gerekiyor. Ayrıca çok fazla soru sormak da çocuğun iletişim niyetini azaltabiliyor. Bir diğer hata ise çocuğun söylediği kelimedeki yanlış sesi sürekli düzeltmeye çalışmaktır.
Örneğin çocuk ‘tapı’ diyorsa bunu sürekli düzeltmek doğru değildir. Çünkü burada ses odaklı değil, dil odaklı çalışıyoruz ve kelime sayısını artırmaya yönelik ilerliyoruz. Çocuk tek kelimelik konuşuyorsa, onun seviyesine inilmesi gerekiyor. Örneğin oyun oynarken araba sürüyorsa ‘sür, sür’ şeklinde kısa ifadeler kullanılabilir. Çocuğun söylediği kelimeyi genişletme odaklı ilerlenebilir." dedi.

"Günlük yaşamın diğer alanlarında da dil gelişimi desteklenebilir"
Dil gelişimini desteklemek için yalnızca terapi sürecinin değil, evde geçirilen zamanın ve günlük aktivitelerin de önemli olduğunu vurgulayan Onavcı, ailelerin günlük yaşam içerisinde çocuklarıyla kurdukları iletişimi geliştirebileceklerini söyledi.
Onavcı, "Evde dil gelişimini desteklemek için günlük yaşamdan faydalanılabilir. Örneğin mutfakta yemek yaparken çocuk tek kelime seviyesindeyse ‘koy’ gibi basit ifadeler kullanılabilir. Makarna yaparken ‘makarnayı koy’ yerine önce ‘koy’ denilebilir. Çamaşır asarken, pazara giderken veya günlük yaşamın diğer alanlarında da benzer şekilde dil gelişimi desteklenebilir. Ailelerin ‘Amcası da geç konuştu.’ şeklindeki düşüncesi oldukça yaygın. Ancak çocuğunuzda yaşıtlarından farklılık seziyorsanız mutlaka bir uzmana başvurun. Başvurmaktan bir şey kaybetmezsiniz; aksine erken müdahale imkânı oluşur." ifadelerini kullandı.
"0-3 yaş dönemi erken müdahale açısından çok önemli"
Özellikle erken yaşlarda yapılacak değerlendirmenin ve gerekli desteğin çocukların gelişimi açısından önemli olduğunu vurgulayan Onavcı, "Özellikle 0-3 yaş dönemi erken müdahale açısından çok önemli bir yaş aralığıdır. Üç yaşından sonra kesinlikle ilerleme olmaz demiyoruz, ancak bazı çocuklarda gelişim daha yavaş ilerleyebilir. Bu nedenle çocukların gelişimini yakından takip etmek ve gerektiğinde erken destek almak önemlidir." dedi. (İLKHA)
İLKHA İlke Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yasal Uyarı: Haber sitemizde yayınlanan yorumların yasal sorumluluğu tamamen yorumu yapan yazara aittir. Hakaret içeren, kişisel hakları ihlal eden, argo, küfür, tehdit ve nefret söylemi barındıran veya yasalara aykırı olan yorumlar editoryal onay sürecinde doğrudan elenecektir.
İdil ilçesinde yaşayan Dağ ailesinin ikinci çocuğu olan Muhammed Talha Dağ'a, dünyada her 5 bin erkek çocuktan birinde görülen DMD (Duchenne Musküler Distrofi) kas hastalığı teşhisi konuldu. Acılı aile, valilik izni ile bağış kampanyası başlattı. Dubai'd
Dikili Devlet Hastanesi’nin açılışında konuşan Memişoğlu, İzmir’in toplam yatak kapasitesinin 14 bin 350’ye ulaştığını ve sağlık altyapısının her geçen gün güçlendiğini belirtti. 2023’te 2 bin 200 yataklı ilk şehir hastanesinin hizmete açıldığını hatırlat
Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Oğuz Akçakülü ve ekibi, hastanede daha önce uygulanmayan skolyoz cerrahisini ilk kez başarıyla gerçekleştirdi. Skolyozun omurganın yalnızca yana doğru eğrilmesi olmadığını bel
Gaziantep Yeşilay Şubesi'nde basın mensuplarıyla bir araya gelen Yeşilay Şube Başkanı Prof. Dr. Haluk Şen, bağımlılıkla mücadele çalışmaları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Bağımlılığın toplumun farklı kesimlerini etkileyebildiğine dikkat çeken Şen,
Klinik Psikolog Seren Doğantekin, sosyal medyada görünürlük arayışının psikolojik nedenlerini, tehlikeli sosyal medya akımlarının neden hızla yayılabildiğini ve özellikle çocuklar ile ergenlerin bu akımlardan neden daha fazla etkilenebildiğini değerlendir
Özellikle yaz aylarında ve rüzgarlı havalarda artış gösteren polen yoğunluğu, alerjik reaksiyonları tetikleyerek günlük yaşamı olumsuz etkileyebiliyor. Dermatoloji Uzmanı Doktor Nurana Karimova, polen alerjisinin çoğu zaman soğuk algınlığı ile karıştırıld
Biber doğrarken elde yanmaya neden olan kapsaisin maddesi, yağda çözünen bir bileşen. Bu nedenle elleri yalnızca suyla yıkamak acıyı hafifletmiyor. Uzmanlara göre, evde uygulanabilecek bazı pratik yöntemler kapsaisinin etkisini azaltabiliyor. Yağ bazlı çö
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nde, daha önce diz protezi ameliyatı geçiren ve zamanla ağrı ile hareket kısıtlılığı gelişen hastaya total diz protezi revizyonu ameliyatı gerçekleştirildi. Sol dizinden daha önce protez
12 Eylül’ün Acı Hafızası Malatya’da Yaşatıldı
Malatya’da Minibüs Ağaca Çarptı: 2 Yaralı
03Libya'dan "Rus gemisi" iddialarına sert yalanlama
04Belçika'da havalimanında dron alarmı: Uçuşlar durma noktasına geldi
05Minibüs ile hafif ticari araç çarpıştı: 21 yaralı
06Ankara'da silahlı kavgaya ilişkin 8 şüpheli tutuklandı
07Antalya'da oto galeride yangın: 4 araç zarar gördü, apartman hasar aldı
Beşi̇ktaş A.ş.
Galatasaray A.ş.
Kocaeli̇spor
Çaykur Ri̇zespor A.ş.
Corendon Alanyaspor
Trabzonspor A.ş.
Arca Çorum Fk
Amed Sporti̇f Faali̇yetler
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
Gençlerbi̇rli̇ği̇
Fenerbahçe A.ş.
Kasimpaşa A.ş.
İstanbul Başakşehi̇r Fk
Samsunspor A.ş.
Erzurumspor Fk
Tümosan Konyaspor
Eyüpspor
Göztepe A.ş.