Bayramlar sevinçlerin, övünçlerin, barışın ve kardeşliğin zirveye ulaştığı önemli günlerdir. Bayramlar mutlulukların ve kardeşliğin hem sonucu hem de başlangıcıdır.
Bazı bayramlar ülke sınırlarını aşar ve milyarlarca insan tarafından aynı zamanda ve aynı duygularla kutlanır. Müslümanlar için Ramazan ve Kurban bayramları, Hiristiyanlar için Noel ve Paskalya, dünya işçileri için 1Mayıs işçi bayramı gibi..
Çoğu konuda olduğu gibi bayramlarımızı da ya politize etmişiz ya da heveslerimize uyarak asıl amacından saptırmışız. Kurban ve Ramzan bayramları gibi dini bayramlarımızı birer tatil vesilesi kılıp nerdeyse her yıl dokuzar gün işe ara veriyor, ürtimi durduruyor, okulları kapatıp tatil yapacaz diye yollara düşüyoruz. Her bayramda yüzlerce ölüm ve binlerce yaralanmalara sebep olan trafik kazaları artık bizim için normal hale geldi.
Hem ülkenin kapısına onlarca gün kilit vuruyoruz hem de trafik kurallarını hiçe sayarak bayramlarımızı kana bulayıp yüzlerce hayatın son bulmasına ve milyonlarca lira maddi zarara sebep oluyoruz. 1 Mayıs işçi bayramında milyonlarca insanı işinden uzak tutarak (bu yıl Pazar gününe denk gelmsi iyi bir tevafuk oldu) yine ülkeyi çok önemli maddi zararlara uğratıyoruz. Bu işin maddi yönü…
İşin bir de siyasi yönü var. Türkiye'de iki siyasi uç nokta, sağ ve sol var. Birinin beyaz dediğine diğeri siyah diyor. Bu siyasi uçlar bayramları siyasi emellerine alet ediyorlar. Arada başka renkler de var lakin azınlıktalar. Ramazan Bayramı’nı Şeker Bayramı, Kurban Bayramı’nı da et bayramı yaptık, işi özünden uzaklaştırdık.
30 yıldır kutlanamayan, kutlanması yasak olan 1 Mayıs İşçi Bayramı artık serbestce kutlanıyor. Ne güzel! Bu vesile ile işçimizin çalışma şartları iyileşti, ücretleri arttı! İşçimiz artık çok daha mutlu! Sendikaların ve işçilerin akıllarında olan, bunca yıldır sindirilen siyasi düşünce ve görüşlerini meydanlara taşıyıp gövde gösterisi yapmak zamanıdır 1 Mayıs.
Milyonlarca işsizimiz varmış, çalışan çalıştığının karşılığını alamıyormuş, insanca yaşama sıtandartlarına kavuşamamış, çalıştığı yerde çalışma şartları ağırmış, sağlık ve güvenlik riski altında çalışıyorlarmış, iş kazaları çokmuş, kimsenin umrunda değil. Biz hala 1970'lerde kalmış, siyasi fikirleri nasır bağlamış bir gurup sendikacı ile karşı karşıyayız. Bunların amacı, görevini yapamayan muhalefet partilerinin görevlerini üstlenip siyasi iktidarı yıpratmaktır. Halbuki sendikaların amacı işçilerden aldıkları güçle yine işçilerin yararına kararlar alması için iktidarı yönlendirmektir.
Dini ve milli bayramların asıl varoluş sebeplerinden uzaklaştırılıp birer tatil ve eylence vesilesi edilmeleri dünyanın heryerinde rastlanan bir durumdur. Ancak 1 Mayıs'in işçi bayramı olmaktan çıkarılıp siyasi ve ideolijik mesajların verildiği, gövde ve güç gösterilerinin yapıldığı güne donusturulmesi Türkiye'ye özgü bir durumdur.
Meydanlarda toplanıp kızıl bayraklar eşliğinde davul zurna ile halay çekmek, devrimci müzikler çalıp dinlemek işçilerin hangi problemini hallediyor, hangi derdine çözüm buluyor. Tamam işçilerimiz yılda bir gün olsun eylenmeyi, sevinmeyi hak ediyor. Keşke hergün mutlu olsalar, keşke alın terlerinin karşılığını fazlasıyla alsalar. Keşke memurlarımıza da bir günü bayram olarak ayırsak/ayırabilsek. Günleri bayram ilan etmek, bu bayramlarda meydanları doldurup halay çekmekle, siyasi ve ideolojik mesaj vermekle isçilerimizin sorunlarını çözmüş olmuyoruz.
Otuz yıl, sadece halay çekmek için mi, Taksim Meydanı’nda toplanıp müzik dinlemek için mi mücadele verildi? Asgari ücretle çalışanlarımız ne olacak? İşi olmayanlarımız nasıl iş bulacak? Ülke genelinde istihdamı nasıl artıracaz? Ezilen işciyi kapitalist zihniyetin pençesinden nasıl kurtarırız? “Adil bir sistem için, iyi bir işçi işveren ilişkisi için neler yapılabilir?” diye kafa yoran, yukarda sordugumuz sorulara cevap ve çözüm üreten sendikacılara, siyasilere ve yazarlara ihtiyacımız var.
Ne zaman işsiz sayımız milyonun altına düşer, işçimiz modern dünya sıtandartlarında bir hayat yaşamaya başlar, insana insanca muamele edilir, işte o zaman sadece işçinin değil tüm vatandaşın gerçek bayramı olur. İşte o zaman toplumsal bariş sağlanır, ülke rahat bir nefes alır.
Adı 1 Mayıs, 23 Nisan, 19 Mayıs ya da başka birşey, fark etmez, işte o zaman gerçek bayramdır, kutlanmaya değerdir. Dileğimiz 1 Mayıs'ın gerçek anlamıyla, bayram gibi kutlanmasıdır. Bayramlarımız kutlu, vatandaşlarımız mutlu olsun...
Yeşilyurt’ta “Duyulmayan Çocuk, Yorgun Anne-Baba, Kaybolan İletişim” Konferansına Yoğun İlgi
Taşınmaz Ticaretinde Yeni Dönem: Güvenli Ödeme Sistemi Zorunlu Oluyor
03Kahramanmaraş’ta Firari Şahıs Yakalandı
04Dolu Afeti Kayısıyı Vurdu, Üretici Destek Bekliyor
05Mart Ayında İşsizlik Oranı Yüzde 8,1’e Geriledi
06Ermeç Apartmanı Davası 10 Haziran’a Ertelendi
07Kurumlar Vergisinde Kritik Eşik: Ödemeler İçin Yarın Son Gün
Galatasaray A.ş.
Fenerbahçe A.ş.
Trabzonspor A.ş.
Beşi̇ktaş A.ş.
Rams Başakşehi̇r Futbol Kulübü
Göztepe A.ş.
Samsunspor A.ş.
Tümosan Konyaspor
Çaykur Ri̇zespor A.ş.
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
Kocaeli̇spor
Corendon Alanyaspor
Kasimpaşa A.ş.
Natura Dünyasi Gençlerbi̇rli̇ği̇
İkas Eyüpspor
Hesap.com Antalyaspor
Zecorner Kayseri̇spor
Misirli.com.tr Fati̇h Karagümrük