Türkiye, demokratik sistemlerin vazgeçilmezi olan seçimlerden birini daha geride bıraktı. Ancak bu seçimin neticesinde ülke içinden çıkılması çok zor bir durumla karşı karşıya geldi. BDP destekli bağımsız adaylarla CHP ve MHP destekli ergenekon tutuklusu adayların seçilmesi ile başlayan bu süreç ferasetsizlik ve basiretsizlik yüzünden içinden çıkılması güç bir hal almaya başladı.
Ülkeyi Cumhuriyetin 100. Yılı olan 2023 hedeflerine taşıyacak bir meclis hayal ederken, yeni , sivil ve adil bir Anayasa , güçlü bir ekonomi ve dolayısıyla güçlü bir Türkiye hayalleri kurarken kendimizi bir gerginliğin, bir kavganın içinde bulmak son derece üzücü bir durumdur.
Kendimizi içinde bulduğumuz bu garabetin, bu gerginliğin birkaç boyutu var. Siyasi boyutu, yargı boyutu ve de derin devlet boyutlarını irdelemeden oynanan bu "hacıvat-karagöz oyunu"nu anlamak kolay olmayacaktır. Bu üç konuyu anlamadan, üç boyutlu bu derin ve büyük resmimdeki gölgelerin sahiplerini görmeden Türkiye üzerinde oynanan bu büyük ve sinsi oyunu anlayamayız.
Bu gerginlik ve problemlerin yaşanacağı ta Mart ay'ındaki aday adayı başvuru sürecinden beri beliydi. Sonra 11 Nisan'da Yüksek Seçim Kurulu'na (YSK) sunulan aday listelerinde bugün yaşadığımız garabetin ipuçları saklıydı. Bu ipuçlarını gören taraflar, yetkili ve etkili kişi ve kurumlar duyarsız ve sorumsuz davrandılar, bazıları da o günlerde basiretten yoksun demokrasi şarkıları söylüyorlardi.
Başta YSK olmak üzere yargı bu konuda bilerek sınıfta kalmıştır. Sınıf atlayan topluma, sosyal ve ekonomik gelişmeye ayak uyduramamış, kendini geliştirememiş, geride kalmıştır. YSK ilk defa bizi şaşırtmıyor, 12 Eylül 2010 referandumu için takındığı tavır ve aldığı kararla ilk sürprizini yapmıştı. YSK ülke ve çağın ihtiyaçlarına uygun revize edilmeliydi, edilmedi.
Masa başında oturarak önünüze gelen evraklarla karar alamazsınız. Adalet sisteminde tek bir ferdin bile hakkı huku vazgeçilmez olduğuna göre, ülkeyi ve topyekün geleceğimizi ilgilendiren bir konuda nasıl olur da adayların seçilmeleri için yeterli şartlara haiz olup olmadıkları zamanında tespit edilmez. Sıradan vatandaşın bile "bunlar nasıl aday olur?" dedikleri bu sorunlu adaylara YSK neden zamanında "aday olamazsınız" demedi? Öne sürülen mazaretlerin hiçbir tutar yani yoktur. Madem YSK "aday olamazsınız" demedi, neden şimdi "vekil olamazsınız" diyor?
Evet, her kesin her zaman mevcut yasalara uyması gerekir. Aksi hald devlet mekanizmasından söz edemeyiz, bir kabile devlerinden farkımız olmaz. Yasa yapmak hukuk devletinde meclisin görevidir ancak yürürlükteki yasaları da mahkemeler savcı ve hakimler eliyle uygulamaya koyar. Yasa uygulayıcı yerinde ve zamanında hareket etmezse ülkeyi böyle içinden çıkılmaz girdaplara sürükler. Bu durumda oturduğunuz yerden yargı ve yargıç bağımsızlığından bahsedemezsiniz, ülkeyi çıkmaz bir girdaba sokan, sosyal gerginliğe ve ekonomik zarara uğratan bu basiretsiz ve sorumsuz insanları görevden alırsınız. Muktedir bir iktidar olmanın gereği budur.
Peki bu gerginlikte siyasilerin payı yok mu? Esasında siyaset ülkeyi, vatandaşları germeden, mevcut ülke sorunlarını çözmek ve nifaka sebebiyet vermeden olabilecek problemleri önceden görüp tedbir almak, her türlü ekonomik ve sosyal soruna çözüm üretmektir. Bu açıdan bakıldığında hem iktidar partisi, hem muhalefet ve hem de bağımsız adaylar bu konuda üzerlerine düşeni yapmadılar. İktidar partisi dokuz yıldır ülkeyi yönetirken bu garabetin yaşanacağını, ülkenin böyle bir girdaba sürüklendiğini öngörüp gerekli yasal ve idari tedbirleri almadı, alamadı. Başta anamuhalefet olmak üzere tüm muhalefet bu konuda basiretsiz hatta kasıtlı davrandı. MHP'nin yemin töreninde takındığı tavır takdire değer, ancak unutmayalım ki sorunun da bir parçasıdır. CHP de yenilgiyi hazmedemediği için her zaman olduğu gibi demokratik olmayan baska arayışlar içine girmiştir.
Sanki memlekette adam kalmamış gibi CHP, MHP ve BDP gidip terrör sucu ile suçlanan ve hala davaları devam eden ve bazılarının da hala hapiste olan kişileri aday gösterdiler. Eğer BDP dahil muhalefet samimi olsaydı en azından şimdilik sorunlu gözüken bu adayları listelerinde göstermezlerdi. AK Parti başörtülü adayları seçilecek yerlerde gösterseydi ve meclise bunlar vekil olarak gelseydi, acaba CHP bunlara hadlerini bildirip dışarı mi atacaktı? Ya da YSK bunlara mazbatalarını vermeseydi, merak ediyorum, bağımsızlar yine Diyarbakır’da mı toplanacaktı? CHP yine yemin etmeyecek miydi? MHP bu vekillerin başörtülerini genel kurula girerlerken çözecek miydi? Nitekim Merve Kavakçı'nin vekilliği gaspedilirken bu zatların bir kısmı meclisteydi. Demokrasi, özgürlük, insan hakları diyen, seçmen iradesinden, millet iradesinden bahseden bugünkü muhalefet zihniyeti o gün, Ecevit yönetimindeki meclis senfoni orkestrası ile Merve Kavakçı'yi siyaseten linç ettiler.
O gün "Su kadına haddini bildirin" diyerek Kavakçı'nin vekilliğini gasp etmek te, bugün şiddete başvurmamış, suçu kesinleşmemiş kişilerin vekilliğini vermemek de aynı dar düşüncenin ürünüdür. İşin en acı yanı da bu dar düşünce sahiplerinin bilerek ya da bilmiyerek nihayi hedefleri Türkiye'yi Afrika ve Ortadoğu ülkeleri gibi karıştımak isteyen dış mihraklara alet olmalarıdır.
Bu dış mihraklar ve içerdeki uzantıları olan karanlık odaklar ülkenin ekonomik olarak gelişmesini, dünyada itibar kazanmasını hazmedemiyorlar. Yüzde 50 oy oranıyla üçüncü dönem iktidara gelmeyi hak eden bir partiyi siyaseten, demokratik yollarla durduramayanlar bu şeytani oyuna başvurdular. Bu oyunu planladıkları gibi oynayabilirlerse hem iktidar partisini hem de ülkeyi yıpratacaklar. Bu oyunu bozmanın sorumluluğu AK Parti'dedir. Bir an önce gerekli yasal düzenlemeleri yapıp, ülkeyi sahil-i selamete çıkarmak, barış ve kardeşliği sağlamak ve ekonomik kalkınmayı tamamlamak AK Partinin görevidir. Bunu yapması için arkasında yüzde 50 gibi bir halk desteği vardır. Bu ülkenin gerginlikle, kavgayla, gereksiz, lüzumsuz didişmelerle enerjisini ve vaktini kaybemeye artık tahammülü kalmadı.
Yeşilyurt’ta “Duyulmayan Çocuk, Yorgun Anne-Baba, Kaybolan İletişim” Konferansına Yoğun İlgi
Taşınmaz Ticaretinde Yeni Dönem: Güvenli Ödeme Sistemi Zorunlu Oluyor
03Kahramanmaraş’ta Firari Şahıs Yakalandı
04Dolu Afeti Kayısıyı Vurdu, Üretici Destek Bekliyor
05Mart Ayında İşsizlik Oranı Yüzde 8,1’e Geriledi
06Ermeç Apartmanı Davası 10 Haziran’a Ertelendi
07Kurumlar Vergisinde Kritik Eşik: Ödemeler İçin Yarın Son Gün
Galatasaray A.ş.
Fenerbahçe A.ş.
Trabzonspor A.ş.
Beşi̇ktaş A.ş.
Rams Başakşehi̇r Futbol Kulübü
Göztepe A.ş.
Samsunspor A.ş.
Tümosan Konyaspor
Çaykur Ri̇zespor A.ş.
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
Kocaeli̇spor
Corendon Alanyaspor
Kasimpaşa A.ş.
Natura Dünyasi Gençlerbi̇rli̇ği̇
İkas Eyüpspor
Hesap.com Antalyaspor
Zecorner Kayseri̇spor
Misirli.com.tr Fati̇h Karagümrük