Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Elvan Çiftçi, bipolar bozukluk ve şizofrenide tedaviye uyumu etkileyen faktörleri ve uyumu artırmak için hasta farkındalığı, aile desteği, terapötik ilişki ve uzun etkili ilaç tedavilerinin rolü hakkında açıklamalarda bulu
Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Elvan Çiftçi, bipolar bozukluk ve şizofrenide tedaviye uyumu etkileyen faktörleri ve uyumu artırmak için hasta farkındalığı, aile desteği, terapötik ilişki ve uzun etkili ilaç tedavilerinin rolü hakkında açıklamalarda bulundu.
Tedaviye uyum bir irade sorunu değil, anlaşılması gereken klinik bir sorun!
Bipolar bozukluk veya şizofreni tanısı alan birçok hasta için en büyük zorluğun tanının kendisi değil, tedaviye uzun süre devam edebilmek olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Elvan Çiftçi, “Araştırmalar, tedaviye uyumun çok faktörlü ve karmaşık bir sorun olduğunu gösteriyor. Bu bağlamda öne çıkan temel unsurlar; hastalık içgörüsü, ilaçlara yönelik tutum ve inançlar, madde kullanımı, sosyal destek ve terapötik ilişkinin niteliği oluyor.” dedi.
Başka bir deyişle, bir kişinin ilaçlarını düzenli kullanıp kullanmamasının nadiren ‘isteyip istememe’ meselesi olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Çiftçi, daha çok ‘anlayıp anlamama’, ‘inanıp inanmama’ ve ‘destek görüp görmeme’ meselesi olduğunu dile getirdi.
Tedaviye uyum için hastaya bilgi vermek yetmiyor!
Bipolar bozuklukta tedaviye uyumu artırmanın en güvenilir yolunun, hastaya basitçe ders vermek olmadığına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Çiftçi, “Zaman içinde hastalığını gerçekten anlamasına, ilaçlara dair inançlarını değiştirmesine ve öz yönetim becerilerini geliştirmesine yardımcı olan müdahaleler daha değerlidir.” dedi.
Dr. Öğr. Üyesi Çiftçi yapılan araştırmalardan örnekler vererek şunları söyledi:
“Bir ayakta tedavi takip çalışmasında, hastanın tedaviye ilişkin bilgisi, ruh sağlığı durumu ve psikotik deneyimlere dair farkındalığı hem başlangıçta hem de bir yıl sonraki takipte uyumla pozitif ilişki gösterdi. Hem bipolar bozukluk hem de şizofreni hastalarını kapsayan bir yıllık gözlemsel çalışma da benzer bir sonuç ortaya koydu: Hastalık hakkında ne kadar çok bilgi sahibi olunursa, tedaviye o kadar bağlı kalınıyor; üstelik bilgi, uyum ve terapötik ittifak zaman içinde birlikte değişiyor.
Şizofreni söz konusu olduğunda tablo daha karmaşık. Araştırma kanıtları, hiçbir tekil müdahalenin tutarlı ve güçlü bir etki göstermediğini ortaya koyuyor. Gerçekten etkili olan şey, kişiye özel ve çok bileşenli bir yaklaşım; yani genellikle davranışsal müdahaleler, eğitim, aile desteği ve farmakolojik stratejilerin bir arada kullanılması.”
Hastalığın farkında olmak tedaviye bağlılığı artırıyor!
İçgörü, yani kişinin kendi hastalığına dair farkındalığının her iki bozuklukta da ilaç uyumunu artırdığını aktaran Dr. Öğr. Üyesi Çiftçi, “Ancak bu bağlantı bipolar bozuklukta daha güçlü ve daha tutarlı şekilde gösterilmiştir.” dedi.
Şizofrenide ise içgörü ile uyum arasındaki ilişkinin yine açık olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Çiftçi, “Ancak bu ilişki tek boyutlu değildir. Bilişsel içgörü ve klinik içgörü, uyuma birlikte katkıda bulunur; şizofrenide bilişsel içgörü, klinik içgörüyü tamamlayıcı bir rol oynar. Bir yıllık gözlemsel bir çalışma da içgörünün uyumu terapötik ittifak üzerinden dolaylı olarak etkileyebileceğini öne sürmüştür, yani içgörüsü iyi olan hastalar doktorlarıyla daha iyi bir ilişki kurabiliyor ve bu da tedaviye bağlılıklarını artırıyor.” şeklinde konuştu.
Aile desteği doğru yapılırsa güç, yanlış yapılırsa yük!
Aile desteğinin, şizofreni tedavisine uyumu genellikle artırdığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Çiftçi, “Ancak bunun koşulu, desteğin pratik, sürekli ve iş birliğine dayalı olmasıdır.” dedi.
Ailenin, psikoeğitim veya çoklu aile yaklaşımları aracılığıyla yapı, izleme, teşvik ve bilinçli yardım sağladığında, tedaviye uyumu en iyi şekilde kolaylaştırdığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Çiftçi, şöyle devam etti:
“Ne var ki kanıtlar, destekleyici katılımın her zaman ve kendiliğinden yarar sağlamadığını da gösteriyor. Aileler aşırı yük altında kaldığında, aşırı eleştirel davrandığında veya yeterli bilgiye sahip olmadığında, uyum iyileşmek yerine kötüleşebiliyor.
Bu nedenle aile psikoeğitimi, dolaylı yoldan işleyen bir destekleyici müdahale olarak değerlendirilmeli. Anlayışı, desteği ve katılımı artırarak hastaya yardımcı olur. En belirgin bulgu; aileyi de kapsayan yapılandırılmış müdahalelerin, özellikle ilaç kullanımına dair inançlara ve aile katılımına göre özelleştirilmiş programların, yalnızca hastalara yönelik eğitimden veya olağan bakım uygulamalarından daha iyi sonuçlar verme eğiliminde olduğudur.”
Uzun etkili enjeksiyonlar avantajlı ama sihirli değil!
Şizofreni tedavisinde, dünya çapındaki çalışmaların, oral antipsikotiklere kıyasla uzun etkili enjeksiyonluk antipsikotiklerin daha yüksek ilaç uyumu ve daha düşük tedavi bırakma oranı sağladığını gösterdiğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Elvan Çiftçi, “Uzun etkili enjeksiyonluk antipsikotiklerin en büyük avantajı ilaç uygulama kesinliğidir. İlaç, doz aralığı boyunca uygulanmış olur; böylece günlük dozların atlanma riski azalır ve ilaç kullanımına uyumsuzluğun tespiti kolaylaşır.” dedi.
Ancak başarının kendiliğinden gelmediğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Çiftçi, sözlerini şöyle tamamladı:
“Hasta kabulü önemlidir. Memnuniyet, tercih uyumu ve nüksün önlenmesine duyulan inanç, uzun etkili enjeksiyonların kabulünü artırır. Bir denge söz konusudur. Uyum artık günlük kendi kendine ilaç alma davranışına değil, enjeksiyon ve takip randevularına katılıma bağlıdır, bu da kaçırılan randevuların yeni bir zayıflık noktası haline gelmesi anlamına gelir.
Bazı erken psikoz çalışmalarında, nüks veya hastaneye yatış oranlarında iyileşme görülse bile, uzun etkili enjekiyonlar ile oral ilaçlar arasında belirgin bir uyum farkı bulunamamıştır.” (İLKHA)
İLKHA İlke Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yasal Uyarı: Haber sitemizde yayınlanan yorumların yasal sorumluluğu tamamen yorumu yapan yazara aittir. Hakaret içeren, kişisel hakları ihlal eden, argo, küfür, tehdit ve nefret söylemi barındıran veya yasalara aykırı olan yorumlar editoryal onay sürecinde doğrudan elenecektir.
Günlük yaşamı, sosyal ilişkileri ve mesleki hayatı olumsuz etkileyebilen aşırı terleme, Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Cerrahisi Kliniği’nde cerrahi yöntemle tedavi ediliyor. Halk arasında aşırı terleme olarak bilinen hiperhidrozis, vücudun ısı
Günlük yaşamda diyabet çoğunlukla kan şekeriyle ilişkilendiriliyor. Oysa tip 2 diyabet ile beyin sağlığı arasında da dikkat çekici bir ilişki var. Dünyada en sık görülen demans nedenlerinden biri olan Alzheimer’ın ortaya çıkış sürecinin tip 2 diyabetle b
Üsküdar Üniversitesi Adli Kimya ve Adli Toksikoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Soner Kızıl, YÖK Bağımlılıkla Mücadele Eylem Planı kapsamında verdiği Bağımlılıkla Mücadele Konferansında, bağımlılık yapıcı maddeler, değişen kullanım biçimleri, sosyal çe
Yaş ilerledikçe zaman zaman bir ismi hatırlayamamak veya bir randevuyu unutmak normal kabul edilebilir. Ancak unutkanlığın giderek artması ve günlük yaşamı etkilemeye başlaması, altında yatan nedenlerin araştırılmasını gerektirir. Nöroloji Bölümü’nden Do
Son yıllarda bilgisayar ve cep telefonu ekranı karşısında geçirilen uzun saatler günlük yaşamın adeta sıradan bir parçası haline geldi. Buna bir de masa başında saatlerce ekrana eğilerek oturmak ya da laptop kullanımı esnasında yanlış duruş pozisyonları e
İntaniye (Enfeksiyon Hastalıkları) Uzmanı Dr. Zeynel Abidin Demir, sonbahar ve kış aylarında yaygın olarak görülen grip ve nezle hastalıklarına karşı alınması gereken önlemler hakkında İLKHA mikrofonuna önemli açıklamalarda bulundu. Demir, influenza, par
Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okul şiddetinin önlenmesinde güvenli ilişkilerin, erken müdahalenin ve aile-okul-uzman iş birliğinin rolünü değerlendirdi. Aidiyet ve değerlilik duygusu güçlendirilmeli Gençlerin davranışlarını anlamak için karşılanma
Tıpta kasların istemsizce kasılması ve bükülmesine neden olan, hareket kalitesini düşüren nörolojik bir hareket bozukluğu şeklinde tabir edilen Distoni hastalığı, derin beyin stimülasyonu olarak bilinen beyine takılan pil aracılığıyla etkisini azaltıyor.
Malatya’de Gece Yarısı Silahlı Kavga; 2 Kadın Yaralandı
Galata Kulesi'ne Filistin bayrağı yansıtıldı
03Londra'da düzenlenen Filistin yanlısı yürüyüşlerde 11 kişi gözaltına alındı
04Aksa Tufanı’nın 3’üncü yılında Gazze için direniş ve dayanışma çağrısı
05Katar'ın açıklarında tankere saldırı: "Can kayıpları var"
06Rize Peygamber Sevdalıları Derneğinden Yılmaztürk ve Badır'a ziyaret
07İstanbul Maltepe'de 7 katlı binada çökme (YENİLENDİ)
Amed Sporti̇f Faali̇yetler
Galatasaray A.ş.
Beşi̇ktaş A.ş.
Kocaeli̇spor
Corendon Alanyaspor
Fenerbahçe A.ş.
Trabzonspor A.ş.
Kasimpaşa A.ş.
Çaykur Ri̇zespor A.ş.
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
Arca Çorum Fk
İstanbul Başakşehi̇r Fk
Gençlerbi̇rli̇ği̇
Erzurumspor Fk
Tümosan Konyaspor
Samsunspor A.ş.
Göztepe A.ş.
Eyüpspor