MENÜ

Siyaset Halktan Koptuğunda, Alkışlar Gerçeği Örtmez

Vatandaşın derdi puan değil, anahtar. Esnafın derdi oy değil, dükkân. Mahallenin derdi propaganda değil, hizmet.

Yayınlanma: 27 Eylül 2026 20:10
Siyaset Halktan Koptuğunda, Alkışlar Gerçeği Örtmez

Vatandaşın derdi puan değil, anahtar.

Esnafın derdi oy değil, dükkân.

Mahallenin derdi propaganda değil, hizmet.

Siyaset bunu ne zaman unuttu?

AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci’nin son açıklamalarında kullanılan bir cümle, aslında siyasetin bugün yüzleşmesi gereken daha büyük bir gerçeği ortaya koyuyor:

“Hep beraber AK Parti olarak puan kaybediyoruz.”

Konutlar teslim edilmemiş…

Teslim edilenlerde sorunlar var…

Kırsalda tamamlanan konutlara insanlar çeşitli nedenlerle taşınamamış…

Dükkânı teslim edilmemiş esnafa konteynerden çık deniliyor…

Su bağlanamıyor…

Yol yapılmıyor…

Çöp toplanmıyor…

İmar sorunları çözülemiyor…

Ve bütün bunların siyasi karşılığı “puan kaybı” olarak ifade ediliyor.

İşte tam burada durmak gerekiyor.

Çünkü vatandaşın yaşadığı mağduriyet bir puan meselesi değildir.

Bir depremzedenin aylarca beklediği ev, seçim hesabının bir parçası değildir.

Bir esnafın teslim edilmeyen dükkânı, sandık matematiği değildir.

Bir mahallede akmayan su, toplanmayan çöp, bozuk yol; siyasi puan tablosuna yazılacak birer eksi değildir.

Bunlar insan hayatıdır.

VATANDAŞ ARTIK SÖZE DEĞİL, SONUCA BAKIYOR

Siyasetin en büyük yanılgısı, yapılan hizmeti anlatmakla hizmetin vatandaş tarafından hissedilmesini aynı şey zannetmektir.

Kürsüde anlatılan başka…

Sokakta yaşanan başka…

Dosyada tamamlanan başka…

Vatandaşın hayatında tamamlanan başka…

Bir konutun temelinin atılması haber olabilir.

Bir konutun teslim edilmesi hizmettir.

Bir işyerinin tabelasının asılacağı günün anlatılması başka şeydir.

Esnafın gerçekten o dükkânda ekmeğini kazanmaya başlaması başka…

Siyaset, rakamları büyütürken vatandaşın derdini küçültmeye başladığında halkla arasındaki mesafe de büyür.

İşte tehlike tam burada başlar.

MAKAM ODALARINDA HER ŞEY YOLUNDA OLABİLİR!

Siyasetçi makam odasında oturup raporlara baktığında şehir gayet iyi görünebilir.

Dosyalar tamamdır.

Projeler ilerliyordur.

Toplantılar yapılmıştır.

Fotoğraflar çekilmiştir.

Açıklamalar hazırlanmıştır.

Ama sokağa çıktığınızda başka bir Malatya ile karşılaşabilirsiniz.

Konteynerde dükkân bekleyen esnaf vardır.

Anahtar bekleyen depremzede vardır.

Çözülmesini bekleyen imar sorunu vardır.

Hizmet bekleyen mahalle vardır.

Ve en önemlisi, “Bizi kim duyacak?” diye soran vatandaş vardır.

İşte gerçek siyaset masada değil, tam burada başlar.

HALKIN SESİ DUYULMUYORSA, MAKAMLARIN SESİ YÜKSELMİŞ DEMEKTİR

Halktan kopan siyasetçinin en büyük problemi, bir süre sonra halkın ne söylediğini değil, çevresindeki insanların ne söylediğini duymaya başlamasıdır.

Herkes “Başkanım çok güzel gidiyor.”

“Vekilim her şey yolunda.”

“Sayın Bakanım hizmetler ortada.”

dediğinde insan gerçekten her şeyin yolunda olduğunu zannedebilir.

Oysa sokağın dili daha acımasızdır.

“Benim hayatım ne zaman düzelecek sorusu yankılanıyorsa ve siyasetçiler

soruya cevap veremiyorsa, kaç toplantı yaptığınızın, kaç konuşma yaptığınızın, kaç fotoğraf verdiğinizin çok da anlamı yoktur.

Çünkü siyaset fotoğraf değil, sonuç işidir.

Malatya sıradan bir şehir değildir. 6 Şubat depremlerinin yaralarını hâlâ taşıyan bir şehir.Bu şehirde vatandaşın beklentisi de hassasiyeti de farklıdır.

Depremzedenin beklediği şey alkışlanacak bir açıklama değil, başını sokacağı güvenli bir evdir.

Esnafın beklediği şey “sabredin” sözü değil, ekmeğini kazanacağı işyeridir.

Vatandaşın beklediği şey “çalışıyoruz” cümlesi değil, çalışmanın sonucunu hayatında görmektir.

O nedenle burada siyasetçinin en büyük sorumluluğu, başarı hikâyesi anlatmak değil; eksik kalan işi tamamlamaktır.

Çünkü deprem yaşamış bir vatandaşa “Bakın ne kadar çok şey yaptık” demeden önce “Sizin hâlâ çözülemeyen ne sorununuz var?” diye sormak gerekir.

PUAN KAYBEDİLİYORSA, SEBEBİNE BAKMAK GEREKİR

Bir siyasi parti gerçekten puan kaybediyorsa, önce vatandaşa kızmak yerine kendisine bakmalıdır.

Neyi eksik yaptık?

Nerede vatandaşın sesini duymadık?

Hangi sözü yerine getiremedik?

Hangi sorunu gereğinden fazla beklettik?

Hangi vatandaşı kapı kapı dolaştırdık?

Hangi esnafı mağdur ettik?

Hangi mahalleyi ihmal ettik?

Asıl sorular bunlardır.

Çünkü vatandaş nankör değildir.

Vatandaş kendisine yapılan hizmeti de, kendisine yaşatılan mağduriyeti de unutmaz.

Ve siyasetin en tehlikeli yanılgısı şudur:

Vatandaşın sessizliğini memnuniyet zannetmek.

Oysa bazen vatandaş susar.

Çünkü anlatmaktan yorulmuştur.

Bazen konuşmaz.

Çünkü dinlenmediğini düşünür.

Bazen tepki vermez.

Çünkü karşılığının olmayacağına inanır.

Ama sandık günü geldiğinde o sessizliğin bir karşılığı olabilir.

HALKLA ARASINA DUVAR ÖREN, O DUVARIN ALTINDA KALIR

Siyaset halka tepeden bakamaz.

Halkın sorununu küçümseyemez.

Vatandaşın sabrını sonsuz kabul edemez.

“Nasıl olsa bizim seçmenimiz” rahatlığına kapılamaz.

Çünkü hiçbir seçmen, hiçbir siyasi partiye sonsuza kadar zimmetli değildir.

Vatandaş hizmet varsa takdir eder.

Hata varsa eleştirir.

Sorun varsa hesabını sorar.

Ve siyasetçinin görevi buna kızmak değil, bunu anlamaktır. Yıllardır dile getirdiğim konuları açık yüreklilikle ifade eden Ak Parti Malatya Milletvekili Sn. Bülent Tüfenkçi'yi tebrik ediyorum. Doğruya doğru yanlışa yanlış demek gerekir.

Bugün mesele AK Parti'nin kaç puan kaybettiği değildir.

Mesele, vatandaşın neden kendisini yalnız hissettiğidir.

Mesele, depremzedenin neden hâlâ beklediğidir.

Mesele, esnafın neden hâlâ konteynerde olduğunu sorgulamasıdır.

Mesele, vatandaşa hizmet götürmenin neden hâlâ bazı yerlerde bir lütuf gibi algılandığıdır.

Ve mesele, siyasetçinin vatandaşa ne kadar yakın durduğu değil; vatandaşın siyasetçiyi ne kadar yanında hissettiğidir.

Çünkü makamlar geçicidir.

Kürsüler geçicidir.

Unvanlar geçicidir.

Seçimler geçicidir.

Ama vatandaşın yaşadığı hayat gerçektir. Vatandaşın karşısına seçim zamanı çıkmak değil, sorun çıktığı gün yanında olmaktır.

Çünkü halktan kopan siyaset, önce sokağın sesini kaybeder.

Sonra sandığın sesini merak eder.

Ve unutulmamalıdır:

Vatandaş puan değildir.

Vatandaş oy değildir.

Vatandaş seçimden seçime hatırlanacak bir kalabalık değildir.

Vatandaş, siyasetin varlık sebebidir.

Siyaset bunu unutursa, kaybettiği şey yalnızca puan olmaz.

Halkla arasındaki güveni kaybeder.

YAZAR: Yasin TANIR

KAYNAK: MALATYA GÜNCEL

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!

Bir Yorum Bırakın

Güvenlik Kodu

Yasal Uyarı: Haber sitemizde yayınlanan yorumların yasal sorumluluğu tamamen yorumu yapan yazara aittir. Hakaret içeren, kişisel hakları ihlal eden, argo, küfür, tehdit ve nefret söylemi barındıran veya yasalara aykırı olan yorumlar editoryal onay sürecinde doğrudan elenecektir.

Süper Lig Puan Durumu

Takım Puan
Amed Sporti̇f Faali̇yetler Amed Sporti̇f Faali̇yetler
13
Galatasaray A.ş. Galatasaray A.ş.
13
Beşi̇ktaş A.ş. Beşi̇ktaş A.ş.
12
Kocaeli̇spor Kocaeli̇spor
12
Corendon Alanyaspor Corendon Alanyaspor
11
Fenerbahçe A.ş. Fenerbahçe A.ş.
10
Trabzonspor A.ş. Trabzonspor A.ş.
10
Kasimpaşa A.ş. Kasimpaşa A.ş.
10
Çaykur Ri̇zespor A.ş. Çaykur Ri̇zespor A.ş.
10
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş. Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
8
Arca Çorum Fk Arca Çorum Fk
7
İstanbul Başakşehi̇r Fk İstanbul Başakşehi̇r Fk
7
Gençlerbi̇rli̇ği̇ Gençlerbi̇rli̇ği̇
7
Erzurumspor Fk Erzurumspor Fk
7
Tümosan Konyaspor Tümosan Konyaspor
4
Samsunspor A.ş. Samsunspor A.ş.
4
Göztepe A.ş. Göztepe A.ş.
3
Eyüpspor Eyüpspor
3