MENÜ

ATSO Başkanı Hacısüleyman: “Sürecin en az hasarla atlatılmasını istiyoruz”

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, “En büyük sorunumuz olan enflasyonun aşağı çekilmesi ülke olarak birinci önceliğimiz. Bununla beraber firmalarımızın da ayakta kalmasını, bu süreci minimum hasarla atlatmala...

Yayınlanma: 21 Ağustos 2024 11:52 Güncelleme: 29 Ağustos 2025 07:16
ATSO Başkanı Hacısüleyman: “Sürecin en az hasarla atlatılmasını istiyoruz”

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, “En büyük sorunumuz olan enflasyonun aşağı çekilmesi ülke olarak birinci önceliğimiz. Bununla beraber firmalarımızın da ayakta kalmasını, bu süreci minimum hasarla atlatmalarını istiyoruz” dedi.
ATSO Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı, ATSO Meclis Salonu’nda gerçekleşti. ATSO Meclis Başkanı Ahmet Öztürk’ün açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, merhum dönem Başkanı Ali Bahar’ı anarak sözlerine başladı. Ali Bahar’ın çalışmayı çok sevdiğini kaydeden Başkan Hacısüleyman, “Geçen bir ay içerisinde onun eksikliğini çok hissettik. Sohbetini, fikirlerini ve projelerini dinlemeyi özledik. Ali başkanın vefatının ardından taziye ziyaretinde bulunan, taziye dileklerini ileten, acımızı paylaşan herkese bir kez daha teşekkür ediyorum. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun, nur içinde yatsın” dedi.
Hacısüleyman, oda faaliyetlerinin yanı sıra, Türkiye ve Antalya ekonomisi, enflasyon, iş dünyasının beklentileri ile sektörel gündem konularında açıklamalarda bulundu.

“Enflasyonun düşeceğine herkes inandırılmalı”
Yılın son 4 ayında Türkiye’nin ekonomik göstergelerinin büyük ölçüde bekledikleri gibi gerçekleştiğini kaydeden Hacısüleyman, “Ancak son aylarda üretim ve iç satışlarda firmalarımız oldukça zorlanmaya başladı. En büyük sorunumuz olan enflasyonun aşağı çekilmesi ülke olarak birinci önceliğimiz olmakla birlikte firmalarımızın da ayakta kalmasını, bu süreci en az hasarla atlatmalarını istiyoruz” diye konuştu.
Baz etkisiyle başlayan enflasyon düşüşünün birkaç ay daha devam etmesini beklediklerini dile getiren Hacıdüleyman, “Mayıs ayında yüzde 75,5 ile zirve yapan enflasyon haziranda yüzde 71,6’ya, temmuzda ise yüzde 61,8’e düştü. Ancak önemli olan baz etkisi ortadan kalktıktan sonra da enflasyonun gerilemeye devam etmesidir. Bunun için toplumun tüm kesimlerinin bu sürece inanması gerekiyor. Piyasa katılımcılarının 12 ay sonrası için TÜFE beklentisi yüzde 30 iken, reel sektör yüzde 55, hane halkı ise yüzde 72 oranında beklenti içinde. Bu kopukluk, tüm kesimlerin enflasyonun düşeceğine ikna edilmesini zorunlu kılıyor” dedi.

“Özel sektör endişeli”
Antalya iş dünyası olarak enflasyonun ülke ekonomisi, işletmeler ve halk için büyük bir tehdit olduğunu bildiklerini dile getiren Hacısüleyman, fiyat istikrarını sağlamak için ellerinden geleni yaptıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ancak, yüksek seyreden enflasyonun maliyetleri yukarı çekmesi ve tüketicilerin satın alma gücünü hızla azaltmasıyla birlikte yeni vergi düzenlemeleri ve zamlar maliyetleri daha da artırıyor. Üstelik kredi kullanımımız, hem yüksek faiz oranları hem de miktar sınırlamaları nedeniyle sınırlı kalıyor. Şirketlerimizin ayakta kalması için ticari krediler üzerindeki sınırlamaların kaldırılmasını bekliyoruz. İşletme kredileri yatay seyrediyor ve finansman maliyetleri yüksek olsa da krediye erişim engellenmemeli.”

“Arz ucuzlamalı”
Üretim maliyetlerinin hızla arttığı bir ortamda tarımda, konutta, turizmde ve reel sektörde yüksek maliyetlerle karşılaştıklarını vurgulayan Hacısüleyman, “Bu durum hem üreticileri hem tüketicileri zorluyor. Türkiye’de üretim maliyetlerinin genel olarak yüksek olduğunu ve bu maliyetlerin düşürülmesi gerektiğini açıkça gösteriyor. Enflasyonla mücadele için kredi maliyetlerinin bir süre daha yüksek kalacağını biliyoruz, ancak diğer üretim faktörlerinin maliyetlerinin de acilen düşürülmesi gerekiyor. Çalışanların ücretlerini ve vatandaşların satın alma gücünü koruyarak arzı ucuzlatmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

“İş dünyası sabırlı olmalı”
2021’de başlayan yanlış ekonomi politikalarının etkilerini yaşadıklarını ifade eden Hacısüleyman, “Bu durumun düzeltilmesi zaman alacak. Enflasyonun düşmesi zaman alsa da aceleci faiz indirimleri büyük zararlara yol açabilir. Şu an en çok sıkıntıyı vatandaşlar ve çalışanlar çekiyor, ardından şirketler geliyor. Hepimizin bu sürece sabırla yaklaşması gerekiyor” dedi.
Dezenflasyon programından sapmanın büyük zararlarla sonuçlanacağını ve başka bir yol olmadığını kaydeden Hacısüleyman, “Programın mükemmel olmadığını biliyoruz. Enflasyonla mücadelede geciken maliye ve harcama politikaları, yapısal sorunlarımızı çözme konusundaki yavaş ilerlemelerle birleşti. Ayrıca yüksek teknolojiye yönelik çabalarımızda ilerleme kaydedemedik. Türkiye olarak orta gelir tuzağından çıkabilmek için işletmelerimizin rekabet gücünü artıracak dönüşümlere acilen ihtiyacımız var. Öyle bir seviyedeyiz ki; artık eskisi gibi düşük maliyet ve düşük fiyat politikasıyla diğer ülkelerle rekabet edemiyoruz. Çünkü bizde maliyetler yüksek” diye konuştu.
Kalkınma, eğitim düzeyi, küresel standartlara uyum gibi süreçlerin Türkiye’de ücret düzeyini yukarı çektiğini ifade eden Hacısüleyman, “Bu artık aşağı inemez. Yani düşük gelirli ülkelerle rekabet şansımız azaldı. Diğer taraftan ülkemizdeki teknolojik seviye de henüz istediğimiz düzeyde olmadığı için gelişmiş ülkelerle rekabette de zorluk yaşıyoruz. Şimdi düşük ücret politikası ile bu rekabet sınavını geçemeyeceğimize göre, teknoloji alanında atılım yapmamız gerekiyor” açıklamasında bulundu.

“Enflasyon muhasebesi eziyete dönüşmesin”
Enflasyon muhasebesi konusunda açıklamada bulunan Hacısüleyman, şöyle devam etti:
“Aslında konu bir yıla yakındır ülke gündeminde ancak vergi dönemleri geldiğinde tartışma yeniden alevleniyor. Düzenlemede eksik bulunan ya da hatalı olduğu düşünülen noktalar doğal olarak iş dünyası temsilcileri tarafından yüksek sesle gündeme taşınıyor. Enflasyon muhasebesi, enflasyonun mali tablolarda oluşturduğu yanıltıcı etkileri ortadan kaldırmak amacıyla uygulanıyor. Vergi Usul Kanunu’na göre belirli şartlar altında zorunlu hale gelen bu uygulama, 2024 yılında tekrar yürürlüğe girdi. Ancak 2021’deki ertelemeden sonra bu uygulamanın bugünkü ekonomik şartlarda firmalar üzerinde önemli zorluklar oluşturduğu görülüyor. Türk iş dünyası enflasyon muhasebesini 2003 ve 2004’te de tecrübe etmiş olmasına rağmen yıl başladığında pek çok kişinin aklına şu anda yaşanan sorunlarla karşılaşılabileceği gelmemişti. Sorunların bugün çok can yakıyor olmasının ardında 20 yıl önceki konjonktür ile bugünkü konjonktür arasında yatan önemli farklar var.”

“Tam tersi bir ekonomik konjonktür”
2003-2004 döneminde enflasyon muhasebesi uygulanırken enflasyonun yüzde 18 ve yüzde 9 olduğunu dile getiren ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, “Türkiye 2001 yılında büyük bir ekonomik kriz yaşamış, ekonomi daralmış, yıllık enflasyon yüzde 69’a çıkmıştı. Enflasyon 2002’de yüzde 30’a, 2003’te yüzde 18’e ve 2004’te yüzde 9’a düştü. Türkiye yeniden büyümeye başlamıştı. Hem iç talep, hem ihracat oldukça canlı bir performans gösteriyordu. Kredi faizleri oldukça düşüktü, ülkeye dışarıdan yatırımlar artmaya başlamış, AB ile son derece pozitif bir gündem yakalanmıştı. Bugün enflasyon muhasebesi tam tersi bir ekonomik konjonktürde uygulanıyor. Sıkılaşma tedbirlerinin en kritik dönemindeyiz. Enflasyon yüzde 75’ten yeni yeni düşmeye başladı. Yurtiçi satışlar soğuma dönemine girdi. Üstelik ihracat pazarları da durgun. Kredi faizleri çok yüksek ve kredi büyüme oranlarına sınırlama getirildi. Yani bankalar müşterisi faize razı olsa da istediği kadar kredi kullandıramıyor” diye konuştu.

“İşletmelerin ayakta kalmaya ihtiyacı var”
Uygulamada enflasyon düzeltmesinin bilançoda yer alan mali olmayan kalemler üzerinde yapıldığını ancak mali kalemlerde değişiklik yapılmadığını vurgulayan Hacısüleyman, “Bu çerçevede stoklar, demirbaşlar, hatta henüz devam eden yatırımlar yeniden değerleniyor ancak kasada duran nakit, bankadaki nakit, alacaklar ve borçlar enflasyon değerlemesine tabi tutulmuyor. Bu durumda elinde yüksek mal stoku olan firmalar, yeni yatırım yapan firmalar, öz kaynakları zayıf borçluluk oranı yüksek firmalar büyük zorluklarla karşılaşıyor. Dolayısı ile kazançtan alınmayan ama varlıkların değerlenmesinden alınan bir vergi ile karşı karşıya kalıyoruz” dedi.
İlk geçici dönemde uygulamanın ertelendiğinden ancak ikinci geçici dönemde ertelenmediğinden bahseden Hacısüleyman, “Ülke genelinde toptan ve perakende satışlarda yavaşlama, hatta gerileme varken, kredi faizleri yüksek ve kredi kullanımı zorken, işletmelerin ayakta kalmaya ihtiyacı varken, sistem firmaları daha da zor duruma sokuyor. Enflasyon muhasebesi uygulaması geçici dönemler için değil, 2024 yılsonu mali tablolarında uygulansa daha iyi sonuçlar alınabilirdi. Bir de üzerine yukarıda saydığımız yan etkiler ortaya çıktı. Bir erteleme olmayacaksa bile ayakta kalmakta zorlanan şirketlerin haklı şikâyetlerinin giderilmesi gerekiyor” diye konuştu.
Yeni kanunlaşan vergi paketiyle birlikte farklı alanlarda yeni vergi düzenlemeleri getirildiğini ve kayıt dışılıkla mücadele kapsamında yeni adımlar atılarak birçok vergi kanununda idari cezaların da yükseltildiğini ifade eden Hacısüleyman, “Denetim elbette yapılmalı, yanlışın üstüne elbette gidilmeli ancak iş dünyası yeni düzenlemeler nedeniyle tedirgin bir dönem geçirmektedir. Yeni vergi uygulamalarının özel sektöre getireceği yüklerin, henüz ne boyutta olduğu tam olarak anlaşılmış değildir. Böyle bir ortamda yalnızca ceza kesmeye odaklı denetimler yapılması, bu tedirginliğin daha da artmasına neden olmaktadır. Kayıt dışılığı önlemek ve vergi yükünün toplumda eşit bir şekilde dağıtılması amacıyla mükelleflerin vergi bilincinin artırılması gerekmektedir. Bu nedenle yapılacak keyfi uygulamaların ve yalnızca ceza kesmeye odaklı denetimlerin yapılması mükelleflerin vergi sistemine olan güveninin azalmasına neden olacaktır” açıklamasında bulundu.

“Son kavşaktayız; yavaşlamanın dozu kaçmasın”
Türkiye ekonomisinde yavaşlama işaretlerinin belirginleştiğini sözlerine ekleyen Hacısüleyman, “Hepimiz yakından şahidiz. Sanayi üretimi çok zayıfladı, haziranda yüzde 4,6 düştü. PMİ endeksi son 13 ayın 11’inde 50’nin altında değer aldı, ki bu da sanayinin zor durumda olduğunu gösteriyor. Perakende satışlardaki reel büyüme yüzde 20’lerden tek hanelere indi. Kredi kartı ile yapılan harcamalarda keskin bir yavaşlama var. Konkordatolar ve ödenmeyen çek-senet sayısı artıyor. Son olarak işsizlik mayıs ayında yüzde 8.5 iken, haziranda yüzde 9.2’ye yükseldi. Temmuz-ağustosta ve sonbaharda işsizlikte artışın devam ettiğini göreceğiz. Artık yavaşlamanın daha ciddi sorunlara dönüşmemesi için son kavşaktayız” dedi.
Yakın zamanda gidişatta değişiklik yapacak önlemler alınmazsa ciddi yan etkilere sebep olacağını kaydeden Hacısüleyman, “Ekonomi yönetiminin bu uyarılarımızı dikkate almasını, sorunun sadece iş dünyasının yavaşlayan satışları ve karlılığı olmadığını, değerlenen kur nedeniyle ihracatın yara almaya başladığını, çalışanlarımızın ve halkımızın azalan gelirleri nedeniyle büyük sıkıntı içinde olduğunu, enflasyon programından sapmadan özellikle halkın alım gücünün desteklenmesi gerektiğini bilhassa vurgulamak istiyorum” açıklamasında bulundu.

KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

İHA İhlas Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.

Sarp Sınır Kapısı’nda yolcu geçişi 5 milyonu aştı

Sarp Sınır Kapısı’nda yolcu geçişi 5 milyonu aştı

Sarp Sınır Kapısı’nda yolcu geçiş sayıları son yıllarda yüksek seviyelerde seyrederken, 2025 yılında 5 milyonun üzerinde gerçekleşen geçişlerle Sarp Kapısı Türkiye’nin en yoğun kara hudut kapılarından biri olmayı sürdürdü.Türkiye’nin Kafkaslar ve Orta Asy

Bakız İnşaat’tan modern ve sosyal donatılı yaşam projesi

Bakız İnşaat’tan modern ve sosyal donatılı yaşam projesi

Adana’da yükselen Bakız İnşaat’ın yeni konut projesi, sunduğu sosyal donatılarla Adana’nın dikkatini çekiyor.Adana’nın önde gelen inşaat firmalarından Turgay Canver ve Begüm Canver’in sahibi olduğu Bakız İnşaat, şehirde yeni nesil konut projeleriyle fark

Bakan Işıkhan: "Etrafımızda yaşanan savaşlara rağmen istihdamda ve üretimde dev adımlar atmaya devam ediyoruz"

Bakan Işıkhan: "Etrafımızda yaşanan savaşlara rağmen istihdamda ve üretimde dev adımlar atmaya devam ediyoruz"

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, dünya ve bölgedeki savaşlar ile ekonomik dalgalanmaların ortasındaki Türkiye’nin güçlü ve büyük bir devlet olarak kendi kararlarını kendi veren, kendi çıkarlarına göre stratejik hareket eden bir konumda old

GSO Mart ayı meclis toplantısı gerçekleştirildi

GSO Mart ayı meclis toplantısı gerçekleştirildi

Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Mart Ayı Meclis Toplantısı, GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu’nun başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Meclis ve Meslek Komite Üyelerinin katılımıyla yapıldı.Toplantıda, bölgede yaşanan savaş ve artan jeop

Antalya’da asırlık ‘Zimem Defteri’ geleneği 12 yıldır esnafa ve ihtiyaç sahibine can suyu oldu

Antalya’da asırlık ‘Zimem Defteri’ geleneği 12 yıldır esnafa ve ihtiyaç sahibine can suyu oldu

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Antalya Şubesi, alınan bir malın satıcı tarafından not edilerek alıcının ileriye dönük borçlandırılmasını ifade eden tarihi "Zimem Defteri" geleneğini bu yıl da sürdürerek ihtiyaç sahiplerinin mahalle bakka

Karabük’te trafiğe kayıtlı araç sayısı 86 bin 262 oldu

Karabük’te trafiğe kayıtlı araç sayısı 86 bin 262 oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Karabük’te 2026 yılı Şubat ayı itibarıyla motorlu kara taşıtı sayısı 86 bin 262 oldu.TÜİK’in 2026 yılı Şubat ayına ilişkin açıkladığı motorlu kara taşıtları istatistiklerine göre, Türkiye genelinde 121 bin

Bağlarda çiçek öncesi ilaçlama programı açıklandı

Bağlarda çiçek öncesi ilaçlama programı açıklandı

Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde üzüm üreticilerine yönelik çiçek öncesi ilaçlama programı açıklandı. Sarıgöl İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, bağlarda hastalık ve zararlılarla mücadelede doğru zamanlamanın önemine dikkat çekerek üreticileri bilgilendirdi.Yapıl

Van’da Ramazan Bayramı öncesi marketlere sıkı denetim

Van’da Ramazan Bayramı öncesi marketlere sıkı denetim

Van’da Ramazan Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte tüketici haklarının korunması ve fahiş fiyat artışlarının önlenmesi amacıyla marketlerdeki denetimler sıklaştırıldı.Van Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, temel gıda ve ihtiyaç ürünlerine yönelik etiket ve fiy

Malatya Namaz Vakitleri

Yükleniyor...

00:00:00

İmsak 04:59
Güneş 06:21
Öğle 12:39
İkindi 16:05
Akşam 18:47
Yatsı 20:03

Süper Lig Puan Durumu

Takım Puan
Galatasaray A.ş. Galatasaray A.ş.
64
Fenerbahçe A.ş. Fenerbahçe A.ş.
60
Trabzonspor A.ş. Trabzonspor A.ş.
60
Beşi̇ktaş A.ş. Beşi̇ktaş A.ş.
52
Rams Başakşehi̇r Futbol Kulübü Rams Başakşehi̇r Futbol Kulübü
43
Göztepe A.ş. Göztepe A.ş.
43
Samsunspor A.ş. Samsunspor A.ş.
35
Kocaeli̇spor Kocaeli̇spor
33
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş. Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
33
Corendon Alanyaspor Corendon Alanyaspor
31
Çaykur Ri̇zespor A.ş. Çaykur Ri̇zespor A.ş.
30
Tümosan Konyaspor Tümosan Konyaspor
30
Natura Dünyasi Gençlerbi̇rli̇ği̇ Natura Dünyasi Gençlerbi̇rli̇ği̇
25
Hesap.com Antalyaspor Hesap.com Antalyaspor
25
Kasimpaşa A.ş. Kasimpaşa A.ş.
24
Zecorner Kayseri̇spor Zecorner Kayseri̇spor
23
İkas Eyüpspor İkas Eyüpspor
22
Misirli.com.tr Fati̇h Karagümrük Misirli.com.tr Fati̇h Karagümrük
17