• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • Malatya : -7 °C
  • Ankara : 0 °C
  • İzmir : 7 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • Elazığ : -7 °C
  • Adıyaman : 3 °C

Yıl: 2009
Yer: Türkiye

07.08.2009 13:46
Sumru Çelikcan / Malatya Güncel

Sumru Çelikcan / Malatya Güncel

Yaklaşık 1 aylık bir aradan sonra ulaşabildiğim herkese merhabalar.

Yazı yazamadığım bu zaman zarfında ne yazık ki Türkiye de ki çok iyi bildiğimiz, da ha doğrusu sadece adını duyup ta oralarda yaşanan olaylardan, yaşanan hayatlardan bir haber olduğumuz hastaneleri çok yakından takip etme şansı buldum. Şans demek yanlış oldu aslında ama Türkiye de ki çarpıklıkları görmem açısından şans da diyebiliriz buna.
Üniversite hastanesi, kesin çok iyidir dediğimiz Ankara da ki hastanelerin rezilliğinden bahsetmek istiyorum. Kulaktan dolma, duyum falan değil. Gerçeğin ta kendisi. Bire bir kendim o hastanelerde çok ciddi gözlem yaptım.

Bu konuyla ilgili yazsam mı, yazmasam mı diye çok aldım verdim. Çünkü yazarken bile içim kaldırmıyor, üzülüyorum, öfkeleniyorum vs vs… Birçok duyguyu bir arada yaşıyorum. Öncelikle sağlık bakanına, hükümete karşı öyle bir öfke patlaması yaşıyorum ki içimde…
Hastane ismi vermeyi çok isterdim ama işini doğru yapıp ta oradan ayrılırken yürekten teşekkür ettiğim insanlara saygısızlık yapmak istemiyorum. Öyle manzaralarla karşılaştım ki inanın gözlerime inanamadım, kulaklarımdan şüphe ettim. Yoğun bakım ünitesinde bilinci açık hastaların yanında, kesilip biçilen hastalar düşünün, çocukları sedyede can çekişen anne babanın feryadını düşünün, feryadın sebebi hasta bakıcıya lütfen acile götürün bizi diyorlar; hasta bakıcı ise işim var merdivenden taşıyın deyip arkasını dönüp gidiyor. Onlar merdivenden indirene kadar çocuk ölüyor. Hemşireye nakil yapmamız gerekiyor hastamızı başka bölüme lütfen bir ambulans çağırır mısınız? Acil diyorsunuz. Yemekten sonra, çok açım diyor. Doktora gidip tahlil sonuçlarınızı istiyorsunuz. Bakayım diyor. Biraz sonra gelip; sonuçlar kaybolmuş deyip gidiyor. vs vs. bu bahsettiklerim sadece yüzeysel şeyler.

Bunlar ne ki…

Bir genel cerrahi bölümü düşünün; her odada hastalar var. Bir de özel odalar var. Tek kalanlar. Bu bölümde yatan hastaların hepsine tek bir hemşire bakıyor. Öğlen yemeğe gidiyor, 2 saate yakın hastana bir şey olsa, birini bulmak imkânsız. Hemşireyi eğer yemek arası dışında da bulursanız sadece azar işitiyorsunuz. Eğer hakkınızı aramayı biliyor iseniz hemşire azar işitiyor. Ancak azardan sonra işini hallediyor, hastana bakıyor. Dev gibi tıklım tıklım hastaların dolup taştığı bölümlerde toplasan 4 doktor ya var ya yok. Doktoru bulamazsın, bilgi alamazsın. Zaten bizim ülkemizde hemşireler, hasta bakıcılar, doktordan çok doktor. Doktorumuz bu ilacı şu kadar saatte bir içsin dedi, dersin. aaa olur mu şu kadar saatte içsin der vs vs… anlatabileceğim o kadar çok şey var ki… Sayfalar yetmez. Ne sizin, ne de kendi sinirimi da ha fazla bozmadan; işin özüne inelim.

Şimdi koca bir bölüme bakan hemşireye mi kızalım tavırlarından dolayı, yoksa iktidar olan hükümetin sağlık bakanına mı? Bu kadar açıkta hemşire varken, işsiz gezerlerken bu başıboşluğumu yargılayalım, yoksa hemşire hanım çok yoruluyorsun ama hep gül,işini iyi yap mı diyelim.Peki gün içinde yüzlerce hastaya bakan bir doktoramı kızalım,yoksa o doktoru tek çalıştıran hükümete mi?

Bunun cevabını siz verin.

Bana göre sağlık sektöründe çalışan herkesin hasta psikolojisi eğitimleri, dersleri alması gerekiyor. Hastayı bırakın insan psikolojisi dersi alması gerekiyor. Ya bu işi yapmayacaklar ya da layıkıyla yapacaklar. Her sektörde işini yapamayan, sadece paramı alıp gideyim diyen çalışanlar var.
Fakat, bu çok hassas bir nokta.

Hayattaki en önemli şey sağlık.

Bu ülkede de en düzgün olması gereken şey sağlık sektörü.
Devlet hastaneleri ya acilen özelleştirilmeli ya da güzellik uykusuna yatan sağlık bakanı görevini yerine getirmeli. Neden bu kadar personel az, neden hastaneler denetimsiz? Bir an önce bir çözüm bulmalı. Sayın sağlık bakanı, hayatta insanın başına ne geleceği hiç belli olmaz. Bir gün senin ya da yakınlarının o hastanelere düşmeyeceği ne malum. Sende bizler gibi normal bir vatandaşsın. Sadece isminin başında bakan sıfatı var. Herkeste bir sıfat olduğu gibi. O sıfatlar gelip geçer. Bir gün sıfatın kalmayıp, devlet hastanelerine gitmek zorunda kaldığında ne kadar ah alıp vebal aldığını anlarsın…
Kimsenin oralardaki ortamı görmesini, yaşamasını istemem. Ama benim gördüklerimi görseydiniz emin olun az yazıyorsun derdiniz. Buradan işini canla başla yapan tüm hastane çalışanlarına teşekkür ediyorum. Herkes bir olamaz. Gece gündüz uykusuz, ülkesi insanına faydalı olmaya çalışan doktorlarımız, hemşirelerimiz yok mu? Tabiî ki de var. Onlarında daha iyi hastane ortamlarında çalışmalarını diliyorum. İşini sadece paramı alıp gideyim gözüyle bakan insanları da kınıyorum. Bütün hastalarımıza şifa, yakınlarına sabır diliyorum.

Ülkemle ilgili umutlarım vardı.

Ta ki hastanelerde ki boşlukları, yaşananları görene değin.

Tek başına iktidar olan bir parti, bu kadar güçlü bir hükümet güya. Hayattaki en önemli, en önemli şey olan sağlıkla ilgili hiçbir şey yapmıyor, yapamıyorsa, bu iktidardan hiçbir şey olmaz. Boş geldiler, diğerleri gibi boş gidecekler.

Önce sağlık, önce sağlık…

Yok ötesi.

Hepsini göreve davet ediyorum. Bizim oylarımızla oradasınız. Hizmet etmeye de mecbursunuz. Biz seçtik, biz oturttuk o koltuğa. Ya görevinizi yapın; ya da vebal almaya devam edin…

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
SUMRU ÇELİKCAN
12 Ağustos 2009 Çarşamba 11:58
TEŞEKKÜRLER...
YORUMLARINIZLA DESTEKLEDİĞİNİZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜRLER.BANA GÖRE SON DERECE ÖNEMLİ OLAN BU KONUDA, DA HA FAZLA İNSANIN DUYARLI OLUP,EL BİRLİĞİYLE HAKLARINI ARAYIP,BU ÇARPIKLIKLARIN BİR AN ÖNCE GİDERİLMESİNİ DİLİYORUM...
06-44
11 Ağustos 2009 Salı 00:28
Yazık bu millete..
Sumru hanımın yazdıklarını BAKANA yollamak lazım gerçi onlar ancak o oturdukları koltuktan BAKAN BAKANLAR'DAN.. Hastanelerimiz' de ki rezaleti ortaya seren bu yazınızdan dolayı sizi kutluyorum ve bu rezaleti çeken çekmeyede devam edcek olan vatandaşlarımıza seslenmek istiyorum; Eğer sizde bu hastane köşelerinde can vermek istemiyorsanız bu iktidar partisinin imparatorluğuna son verin herşey bizim ellerimizde. Vatandaşına değer vermeyen Vatanına hiç değer vermez.Sumru hanım hiç umudunzu kesmeyin,sizin gibi ülkesini ve
insanlarını düşünen vatandaşlarımız oldukça bu ülkede ki çarpık düzen değişecek insanlarımız hak ettikleri değeri canlarını vermeden görebilecekler.
Yeni köşe yazılarınızı merakla bekliyorum..
zeynep T.
10 Ağustos 2009 Pazartesi 19:08
noktası,virgülüne katılıyorum
sumru hanım yazınızı okurken geçmişteki hastane günlerime gittim.o kadar doğruki söyledikleriniz.hastanelerin özelleştirilmesi şart.aynen sağlık bakanınında istifa etmesi gerektiğini düşünüyorum.gerçekten hiç bir işe yaramıyor.yazılarınınızın devamını bekliyorum.
akçadağlı
09 Ağustos 2009 Pazar 11:07
süper bir yazı bravo
öncelikle yazarımıza teşekkür ediyorum.düşüncelerini olduğu gibi yansıttığı için.o hemşireler varya iğne yapacaklar pamuğu hastanın eline veriyorlar hastada düşürdümü sanki karşısında hayvan varmış gibi ciyak ciyak bağırıyorlar.ben de görünce'ne bağırıyorsun yanlışlıkla düştü kadın yeni doğum yapmuş.al ben sana bir paket pamuk veririm sen yeterki bağırma'insanlar ağrıdan can çekişiyor onlarda bi afra bi tafra sanki o hastanenin başhekimi hastalarda kendi gibi.öyle aşağılıyorlarki.ama özele gidiyorsun herkes etrafında pervane.çünkü işten çıkarılma korkuları var.kapının önüne koyuluverir.ama devlette hastanelerindekiler burunlarından kıl aldırmıyorlar.bu tür insanlar kişilik problemi olan insanlar,kompleksli insanlar(böyle olmayanlar alınmasın lütfen her kurumda bu tarzlar var sağlık sektöründe biraz fazla)kesinlikle psikolojil takviye olması lazım ve bunları okutan okullarda hasta psikolojisi,insan ilşkileri,güzel konuşma dersleri olmalı varsada daha iyi verilmeli.yeni yazılarınızı bekliyor başarılar diliyorum
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : Mobil 0542. 238 20 26 whatsapp 7/24 0542. 238 20 26 MalatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim