Sumru Çelikcan

Sumru Çelikcan

Açık kapalı ne fark eder!

A+A-

Uzun bir aradan sonra yeniden merhaba.

Ülkemizin içinde bulunduğu kaos ortamının üzüntüsünü yaşıyorum herkes gibi. Ne zaman bilgisayarın başına geçsem, kelimelerimi ve düşüncelerimi yumuşatamadığım için yazmaktan vazgeçiyorum.      

Bu gün sizlerle kafama takılan bir konuyu paylaşmak istiyorum. Geçen günlerde başı açık yaşı geçkin bir tanıdığım minibüse biniyor. Yer olmadığı için ayakta bekliyor. Bir durak sonra başı kapalı genç bir bayan biniyor. Minibüsteki iki bey kalkıp başı kapalı olan arkadaşa yer veriyor. 

Yaşanan bu durum duyduğum ilk hikâye değil. Çok uzun zamandır duyuyorum buna benzer şeyleri. Aslında sadece minibüste, otobüste değil; sosyal hayatımızın her alanında sadece başörtüsü var diye ayrıca bir saygı durumunun olduğu ortamlar var ne yazık ki. Ne zaman ne şekilde bu hale geldi insanlık anlamaya çalışıyorum. Açığın basit, kapalının namuslu görüldüğü bir grup cahil beyinli insanın yaşatmaya, hissettirmeye çalıştığı bu duygu artık sinir bozucu bir hal almaya başladı.

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki; benim açık, kapalı herkese saygım sonsuzdur. Eğer dini gereği bunu yapıyorsa. Türban yasağının olduğu dönemlerde benim savunduğum düşünce her zaman, herkesin istediği yere istediği şekilde girip çıkabilme, çalışma özgürlüğünün olması idi. Demokratik bir ülke olmaktan bahsediyorsak zaten olması gereken budur. Türbana, başörtüsüne son derece saygı duyduğum halde asla saygı duyamayacağım bir durum da ha var. O da şu ki; bazı genç arkadaşlarımız, öyle cafcaflı, öyle göz alıcı türbanlar takıp, gece makyajı olarak tabir ettiğimiz çok koyu renkli boyalarla yüzlerini boyayıp, daracık kıyafetlerle sokağa çıktıklarında bu durum beni çok rahatsız ediyor. Ve zerre kadar saygı duymuyorum. Daracık pantolon, ful makyaj, kafada türban!

Nedir bunun amacı, nedir bunun saygınlığı… 

Dinimizce baş örtmenin gereği dikkat çekmemek değimlidir? Eğer amaç dikkat çekmemekse, o türbanı takıp o şekilde giyinen arkadaşlarımız emin olsunlar ki bin tane açıktan çok da ha fazla dikkat çekiyorlar.   

Anlatmaya çalıştığım şu ki; bir insana önce insan olduğu için saygı duyulur. Hele de bir bayana; açık kapalı ne fark eder, bayan olduğu için zaten saygı duymalıyız. Terörden sıkça bahsettiğimiz şu günlerde kendi içimizdeki terörü bırakalım lütfen…

Ayrıştırmak, ötekileştirmek bizlere, ülkemize sadece zarar veriyor. Dinimizin gereği deyip başını örten insanlara saygı duyup, dinimizin gereği olan, olmazsa olmazı olan “güzel ahlak”lı olmaktan bir haber insanları ayıplıyorum. Güzel ahlak, iyi insan olmak gibi bu çok önemli iki vasfı taşımayıp şunu yaptım ibadet ettim diyen insanların gözümde zerre değeri yok.

Bu güzel ülkeye yazık etmeyelim, dili, dini, ırkı, mezhebi ne olursa olsun herkese insan olduğu için, rabbim yarattığı için saygım duyalım. Lütfen sen şusun şöylesin, sen busun böylesin diye incitmekten vazgeçelim.                                                                                          

Unutmayalım ki herkes bir gün gelecek incittiği yerden incinecek…

Önceki ve Sonraki Yazılar