Sumru Çelikcan

Sumru Çelikcan

Şiddet vahşet ve kadın

A+A-

Bu gün bahsetmek istediğim konu aslında her gün; bir şekilde kulağımıza çalınan, fakat senelerdir ülke olarak çözüm bulamadığımız bir konu.                                                                                         

Şiddet gün içerisinde her an bir çok kadının hatta çocuğun yaşamaya maruz kaldığı ve her geçen gün normalleştirilmeye çalışılan bir durum haline geldi.                                                                           

Sabah televizyonu açtığınız andan itibaren akşama kadar tüm haber programları kadınların ve çocukların yaşadığı şiddet haberleriyle dolu malesefki…                                                                                   

Bu haberlerin üstüne kendi adıma ben sağlıklı bir psikoloji ile güne başlayamıyorum. Çünkü kahroluyorum…                                                                                                                                                   

Fiziksel ya da psikolojik şiddet uygulamayı marifet addedip, göğsü kabara kabara kendini, hiçbir şey olmamasına rağmen çok şey sanan ego zavallıları bunlar. Dışarıda kendinden üstün gördüklerine güçleri yetmeyip; evde karılarından ve çocuklarından hırsını alan zavallılar. Bu durumu kadın erkek diye ayırmıyorum esasen. Karısına şiddet uygulayan erkekler ne kadar çoksa, çocuğuna şiddet uygulayan anneye ne demeli? Sonuç olarak hiç birinin birbirinden farkı yok.Her ikisi de benim gözümde o kadar aşağılık bir tavır ki; kafamdan geçen net cümleleri yazarsam uygun olmaz…                                                                                                                                   

Unutmamamız gereken bir durum var ki; o çocuklarına psikolojik ya da fiziksel şiddet uygulayan anne ve babalar topluma birer ruh hastası yetiştiriyorlar. Sonrada vah oğlum bana bunu yaptı, ah kızım torunumu dövdü vs diye kendi dizlerini dövüyorlar. Yani önce her şey ailede başlıyor…                                                                                                                                                

Peki, ülkemizin bu acı gerçeğiyle ilgili yasalarımız caydırıcımı? Komik bir soru oldu değimli… Bizim ülkemiz ve caydırıcı yasa kelimeleri o kadar birbirinden uzak ki!                                            

Bizim vekillerimiz neden bu kadar kanayan bir konuyla ilgili bir adım atmıyor merak ediyorum açıkçası. Mecliste kürsüye çıkan herkes ezberlemiş gibi eğitim şart, sağlıklı aile ortamı şart, sağlıklı toplumlar gelişebilir vs vs dillerde pelesenk olmuş, klişe cümleleri saydırıp görev tamamlıyorlar. Her gün kocası tarafından öldürülen bir kadın, şiddete maruz kalan bir çocuk görürken hiç mi kimsenin içi yanmıyor. Yasa koyuculara buradan bir kadın ve bir kız annesi olarak sesleniyorum. Caydırıcı yasalar istiyoruz. Bu konuyu kulak ardı etmeyin istiyoruz. Hz. Ömer gibi konuşup,  turist Ömer gibi davranmayın istiyoruz… Acil çözüm çözüm çözüm.                                                                                     

Sağlıcakla…

Önceki ve Sonraki Yazılar