Sumru Çelikcan

Sumru Çelikcan

17 Aralık Süreci Durulmuyor!

A+A-

17 Aralık sabahı deprem gibi göz altılarla uyandık. O günden beride sular durulmuyor. Durulacağa da benzemiyor.                                                                                                                 

Bende sizler gibi şaşkınlıkla izliyorum olanları. Bazen gülüyorum, bazen sinirleniyorum. Ülkemde olanları şaşkınlıkla izliyorum. Dost sohbetlerinde “neden şaşırıyorsun Türkiye nin gerçeği bu diyorlar, ezelden beri” artık yaşadığımız bu 2014 yılında bu olanlara şaşırmamak bu ülke değişmez demek acıtıyor insanın canını. Seçimlere çok az bir zaman kalmışken, iktidar ve muhalefet öylesine birbirini yiyor ki, hangisi prim yaptı derseniz; bana göre hiç biri. O onu vuruyor, o onu. Hepsi can alıcı bir nokta buluyor. Bazı kesim AKP yi yine mağdur görüyor. Bazı kesim MHP ye kayıyor. Bazısı CHP ye. Bazısı da şu anda cemaatin kime yakın olduğunu hesap etmeye çalışıyor ki, o tarafı desteklesin. Acayip bir kaos var şu anda. Dil, din, ırk,siyaset hepsinin birbirine girdiği bir kısır döngü. Din ve siyasetin bu kadar birbirine girdiği bir dönem hiç hatırlamıyorum. Sağ olsun AKP öyle bir hale getirdi ki, aslında bizler aramızda olmayan hatta hiç içimizden geçmeyen din, siyaset muhabbetine daldırılıp, sohbetlerimizde oyalanırken; iktidar da ne yolsuzluklar dönüyormuş da bizler sanal gündemlerle uyutuluyormuşuz. Size soruyorum 29 yaşındaki bir insan normal yollarla hakkıyla çalışarak ne kadarlık bir servetin sahibi olabilir. Reza Zerrab tan bahsediyorum. Mümkün değil. Ama başbakan çıkıp ne diyor “ hayırsever bir vatandaş olarak tanıyorum kendisini” diyor. Sonra halk bankası genel müdürü için “çok iyi niyetliydi, oyuna gelmiştir” diyor. Neden Ergenekon davasında ki paşalar içinde bu kadar iyi niyetli değildi başbakan. İşine geldiği gibi davranmak durumunu aşikâr göz önüne serdi. Ama bizim uyuyan bazı kesimlerimiz her şeyden habersiz uyumaya devam ediyor. Aslında AKP nin ilk işine geldiği gibi davrandığı mevzu bu değil. İlk aklıma geleni söyleyeyim hemen. Mesela 3 yıl önce “ tutuk ve çekingen bir yargıç sınıfı oluşmamalı” diyerek” hâkimlere karşı tazminat davası açılamaz” şeklinde bir kanun çıkarmıştı. Mehmet Haberal ın aldığı tazminattan sora çıkmıştı bu yasa. Son yapılan Demokratikleşme paketinde bu yasa tamamen kaldırılı. Çünkü o günlerde “tutuk ve çekingen bir yargıç sınıfının oluşmaması gerekiyordu”. Bu gün oluşmasında ise sakınca yok. Yani tezatlar zinciri oldu bitti devam ediyor.                                                                                   

Biraz insanlarımız gözlerini açsın uyansın istiyorum. Körü körüne şu parti bu parti demek yerine biraz kafamızı kaldırıp gerçekleri görmekte fayda var. Hele de önümüzdeki belediye seçimlerinde partiyi tamamen bırakıp, şehirciliği en iyi bilen adaya oyumuzu verelim.

Saygılarımla…

Önceki ve Sonraki Yazılar